Ahmet Batman Sözleri

Yazının Konusu: Ahmet Batman Sözleri, Ahmet Batman Kitap Sözleri, Ahmet Batmanın En Güzel Sözleri, Ahmet Batmanın En Son Sözleri, Ahmet Batman Resimli Sözleri, Ahmet Batman Kısa Sözler

Reklamlar

Gökyüzüne Not, Korkma Kalbim ve Soğuk Kahve kitaplarının yazarı son günlerin popüler yazarı olan Ahmet Batman Sözlerini bir araya getirdik sizler için.  Kitapları büyük bir kesim tarafından beğenilen Ahmet Batman’ın yazıları genelde genç kesime daha çok hitap etmektedir. Eğer sizlerde facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya kullanıcısı iseniz Ahmet Batman Resimli Sözlerine denk gelmişsinizdir. Sevdiğiniz bir kişi varsa ona Ahmet Batman kitaplarında geçen sözleri göndererek onun kalbine dokunabilirsiniz.

Ahmet Batman Sözleri

Senin mavi ojelerin var, benimse sana olan sevgimi sığdıramadığım gökyüzüm. Hangimiz daha havalı?

Bana cümleler bırak, okudukça sen olayım.

Yanımda bulamadığım, hayatıma katamadığımsın

Doğum tarihimle ölüm tarihimin arasındaki kısa çizgiye bir aşk sığdırabilirsem ne ala. Geri kalan her şey başkalarının olsun.

Gökyüzü herkese mavi ama herkes bakamıyor işte o gökyüzüne.

Yanımda bulamadığım, hayatıma katamadığımsın.

Sevgiler eskiyor olabilir mi? Ya da “sorun değil diyerek kenara attıklarımızın hepsi zaman içinde ortaya çıkan birer sorun mu?

Kısacası senin dönecek yüzün olsa bile benim seni koyacak bir yerim yok.

Zaten bu benimki sevda değil, sensizlik

İnsan ne istediğini iyi bilmeli. Ben yalnızlığı seviyorum mesela. Yalnızlık iyidir, bir kere trip atmıyor. Mesaj atıp cevap beklemiyor. Bugün ne yaptın? Diye sormuyor. Eksileri de var tabi. Kimse yalnızlığa sarılamaz.

Reklamlar

Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyordum. Sevgili desem değil âşık desem değil. Bildiğin rastlantıydık işte ondan öteye gidemedik.

Biz aynı gökyüzüne aitiz. Ne kadar uzağa gidebilirsin ki! İster kapı komşum, ister dünyanın bir ucunda ol. Bu kalbe girdin ya bir kere, artık nerede istersen orada ol.

Bu kahrolası hayatta herkesin bir hayali var. Benimki de sensin işte.

Hayatında binlercesi varken birine takılıp kaldın mı sen hiç?

Yediğim kazıkları toplamayı düşünüyorum. En azından matematiğim gelişir.

Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir.

Aşk, adını koyamadığın duyguları sana yaşatan insana aptal aptal bakmaktır. Yüzünün her kıvrımını ezberlemek ve onu bir cumartesi akşamı gibi sevmektir.

Seni bana getirmeyen yolların da bir bildiği vardır.

Eski sevgiliyi çok özleyip, içinden mesaj atma isteği geldiğinde devreye giren otomatik fren sistemine gurur denir.

Düşünmeyi öğrenir ve hayatına kendi cümlelerini katar.

Bir fotoğraf karesinde unutulmalıydık. İşte hep o zaman mutlu kalırdık.

Bazı insanlar bir cümle okur, sonra o cümleyi unutur. Bazıları o cümleyi hayatına katar. Bazıları hem hayatına katar, hem neden böyle demişler ki diye düşünür.

Vapur denize, martılar gökyüzüne, güneş gülüşüne ve sen en çok benim yanıma yakışırsın.

Yanımda bulamadığım, hayatıma katamadığımsın.

Reklamlar

Bugün çay içelim dediğimde poşet çay, çorba içelim dediğimde hazır çorba yapan kadın, yarın çocuk istediğimde yuvadan alalım diyebilirdi. Hazırcı hale gelmişti ilişkiler ve ben bu hazırcılığa hazır değildim.

Çünkü seni hatırlatan şeyleri görmek, seni görememekten daha acı.

Özlemedim, gözüme fotoğrafın kaçtı.

Bazen aşırı mutlu olur insan bazen nedensiz bir mutsuzluk çöker içine. Yarın varsa umut var demektir. Umut varsa insan hala hayatta demektir. Son olarak belki haberin yok ama Eylül bitiyor ve sen hala çıkıp geleceksin.

Sana hoşça kal diyemem. Benimle kaldı nasıl kalırsan kal.

Üç günlük dünyada dört günlük hesap yapılmaz.

Ne zaman karşıma çıkarsın, hangi şarkıda ilk dansımızı ederiz hiçbir fikrim yok. Ayrıntılara takılmaya gerek yok belki de… Hikayeme katıldığın gün sarılır konuşuruz bunları.

Hoşlandığın kadına papatyalar vermelisin hatta vermesen de olur şu topraklarda bir yerlerde senin için yaşayan papatyalar var desen yeter. İşte o papatyalar nasıl yerinde güzelse sende benim yanımda öyle güzelsin. Bizi koparmasınlar.

Kaybetmekten değil, ona zarar geleceğinden korkar. Gerçekten sevmek budur işte. İstediği yerde olsun, sadece iyi olsun.

Kaldırımlar, yalnız insanlar için vazgeçilmez bir dost olabilir.

Azmak konuşmaktan iyidir, düşünecek fırsatın oluyor.

Elbette yalnızlık bizim en güçlü silahımız, içinde kurşunu olmayan.

Bazen cuma günü kadar seversin birini.

Oysa huzur vazgeçtiğin hayallerinde saklıdır. Kırılsa bile senin olan hayallerinde…

Sen de çok güzeldin en yarım halinle bile.

Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim. Benim senden başka işim yok ki.

Reklamlar

Herkesin bir hayali var. Benimki artık sen değilsin

Karşındaki seni çözene kadar varsın, çözüldükten sonrası hep bir sıradanlık.

Açık sözlü olduğunuzda kaybettiğiniz her şey, aslında kazandığınız bir değerdir ve çoğu insan değersizliği seçtiğinden açık sözlü olamaz.

İçinde biri varken başkasında kendini göremezsin.

Sonra bir kahve iç ama herkesle kahve içilmez unutma. Sadece âşık olduğun insanla iç. Onu izlerken kahven soğusun, soğuk kahveyi sırf onun yüzünden sev.

Tam buldum derken kaybedersin. Belki de sırf bu yüzden günlük yaşamak lazım, çok fazla hayal kurmadan, çok fazla peşine düşmeden…

Bir yer olmalı insanların birbiriyle konuşmadığı, kitap okuyup kahve yudumladığı, etrafındakilerin dilini bilmediği ve olduğu.

Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim. Benim senden başka işim yok ki.

Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. Yolumuz keşişsin istiyorum.

Elbette yalnızlık bizim en güçlü silahımız, içinde kurşunu olmayan. Yalnız olmanın en güzel yanı da terk edecek kimsen olmaması.

Çok mu şanslıyız neyiz bilemedim…

Ne zaman unuttun sevmeyi beni? Kaç aşk geçti üzerimizden. Sevdin mi beni benden sonra yoksa kandırdın mı kendini?

Bazen aşırı mutlu olur insan bazen nedensiz bir mutsuzluk çöker içine. Yarın varsa umut var demektir. Umut varsa insan hala hayatta demektir. Son olarak belki haberin yok ama Eylül bitiyor ve sen hala çıkıp geleceksin

Bazen düşünüyorum da, hiç kendim için yaşamamışım ben. Kimse kırılmasın derken kendim paramparça olmuşum da haberim olmamış.

Hepimizin bir limanı var, hem demir atmak istediğimiz, hem demir almak.

Bu hayat birine ikinizi anlatacağınız bir yer. Sana ikimizi anlatmaya geliyorum, senden ikimizi dinlemeye geliyorum.

Adamlık, bir kadını bir ömür sevmekten geçer. Kadınlık da kendini bir ömür sevecek adamın değerini bilmektir. Kimin için yaratıldığını bilmiyorsun elbette ama bu hikayenin baş rolü sensin. Aşkı senin, acısı senin. Kimse içinde kopan fırtınaları anlamaz, anlamak zorunda da değil zaten. İnsanlar hep konuşur çünkü hayat senin, tasası onlarındır.

Etrafınızda kimse yoksa yalnız olduğunuzu hissedebilirsiniz ama etrafınızda çok alıştığınız biri yoksa eğer, bunun adı yalnızlık değil, onsuzluk oluyor.

Doğum tarihimle ölüm tarihimin arasındaki kısa çizgiye bir aşk sığdırabilir sem ne ala. Geri kalan her şey başkalarının olsun.

Zaten bu benimki sevda değil, sensizlik.

Bazıları bir cümle duyar sadece, okumak nedir bilmez. O cümleyi hayatına katar. Bazıları bir cümle okur ve o cümleyi sağa çeker, sola çeker, gerekirse tersten okur. Sırf o cümlenin uğruna birkaç paragraf yazar. Sonra o adam farklılaşır.

Kaldırımlar, yalnız insanlar için vazgeçilmez bir dost olabilir.

Dün gece uyumadım seni sevdim, haberin yoktu.

Hani bazen olmayacağını bile bile seversin ya. İşte o kötü bir şey.

Reklamlar

Çeyrek altın da aldı başını gidiyor. Çok özeniyorum şu çeyrek altına. Onun gibi olamıyorum bir türlü, alıp başımı gidemiyorum.

Belki de gerçek ayrılık, bir daha hiçbir yerde yüzünü görememektir.

Tekrar tekrar dinlediğim şarkılar gibisin. Bazen üst üste yüz kere seviyorum seni.

Bir insanı neye inandırırsanız ona inanır ve iyi olan herzeye inanmak kolaydır.

Alnınız diyorum küçük hanım en çok benim dudaklarıma yakışır

Başkalarına beddua etmek için harcadığın zamanı, kendi haline şükretmek için dua ederek harcamalısın.

Hiç gittin mi sen? Hiç gittiler mi senden?

Eğer bu kadar mecbursan gitmeye, git ve bana ayrılıktan bahsetme. Sen beni bir hoşça kal lafına sığdırabilirsin ama ben seni sığdıramadım hiçbir yere…

O sıradan kurulan cümleler gibi değil. Ben seni, başka bir alfabeyle seviyorum.

Bu kahrolası hayatta herkesin bir hayali var. Benimki de sensin işte.

Hayat sevebildiğin kadar. Aldığın nefes onu başkasıyla paylaşabildiğin kadar. Sen kendine birini katabildiğin kadarsın.

Çoğumuz susarız, susmak vazgeçmektir ve vazgeçmek aslında her şeyi başlamadan bitirmek. Hayatın boyunca sarılacağın birine hiç sarılmadan ölmek demek. Hep aklında kalan soru işaretleri ve tercihlerinin değişmesi demek…

Aslında sevdiğimiz kadar seviliyoruz. Biz birini çok seviyoruz. Başka biri bizi çok seviyor. Sorun sevgide değil, sadece denk getiremiyoruz.

Bazen âşık olasın gelir. Neden aramaya gerek yok. Bir şarkı dinlerken bile âşık olmak isteyebilir insan

Ve gitmem demişti. Saflıktan değil sevmekten inanıyorsun ve gideceğini bile bile seviyorsun.

Gökyüzü herkese mavi ama herkes bakamıyor işte o gökyüzüne…

Bir şeyin asıl değerini kaybettiğinde anlarsın.

Seni bana getirmeyen yolların da bir bildiği vardır.

İnsanın kalbi söz dinlemez ve karşısındaki acı verse de sever. Zaman zaman vazgeçmek istersin ama yapamazsın. Alışmışsındır bir kere acı çekmelere…

Bazen Ajda Pekkan dinlersin, bazen İbrahim Tatlıses. Ben hayatımda hiç türkü dinlemedim diyen kızlar var. “İyi bok yedin bebeğim! Zaten senin anan da; “Call me mayie ile büyüdü…

Seni bana getirmeyen yolların da bir bildiği vardır

Sadece âşık olduğun insanla kahve iç. Onu izlerken kahven soğusun, soğuk kahveyi sırf onun yüzünden sev.

Bazen ağlıyor senin için, kıyamıyorsun, ait değilsin ona ama seviyorsun, sevmek bir bakıma aitlik oluyor işte, kendine bile ait değilken…

Ne zaman unuttun sevmeyi beni? Kaç aşk geçti üzerimizden. Sevdin mi beni benden sonra yoksa Kandırdın mı kendini?

Sen gitmek nedir bilirmişsin çocuk? Belki de bilirsin. Hiç gittin mi sen? Hiç gittiler mi senden? Ve içinden geldiği gibi yazabildin mi?  Of diyerek her şeye boş ver diyebildin mi? Hayatında binlercesi varken, o birine takılıp kaldın mı sen hiç?

Uyandım yoktun çünkü biz başka şehirler için yaratılmıştık. Başka ülkeler için, başka insanlar için, başka kahvaltı sofraları için.

Benim bir mucizeye ihtiyacım vardı ve hayat karşıma seni çıkardı

Bir çay doldur… Bir kitap seç. Ve dünyayı sessize al…

Alnınız diyorum küçük hanım en çok benim dudaklarıma yakışır.

Geç kalma huzurum, bekleyenin var. Geç kalma huzuru getirenim, özleyenin var.

Herkesin bir hayali var. Benimki artık sen değilsin.

Belki de kaybettiklerine üzülmek için ayıracağın zamanı kazanabileceklerin için harcamalısın.

Gitmen gerektiğini hissettiğinde, sakın kalma.

Saçına takamadığım papatyaların falları “Seviyor çıksa ne yazar…

Bir kıza üzerinde ne var değildi, kalbinde ne var diye sormak lazım.

Hoşlandığın kadına papatyalar vermelisin hatta vermesen de olur “şu topraklarda bir yerlerde senin için yaşayan papatyalar var desen yeter. İşte o papatyalar nasıl yerinde güzelse sende benim yanımda öyle güzelsin. Bizi koparmasınlar.

Hepimizin bir limanı var, hem demir atmak istediğimiz, hem demir almak.

Şimdi ben seninle yürüdüğüm yolları başkasıyla yürüyemiyorsam, bu o yolları unuttuğum için değil seni unutamadığım içindir.

Kaybetmek de öyle bir şey.

Kedileri seven kadınlar yalnızlıktan korkarmış, köpekleri ise aslında güvende hissetmek istediklerinden severlermişsen filleri severdin ve bir fil kalbi kırıldığında ölebilirmiş. Sen filleri boşuna sevmiyorsun güzel kadın. Sen kalbinin kırılmasından korkuyorsun da haberin yok. Korkmasın kalbin çünkü o artık benim de kalbim…

Bir erkek bir kız kadar kusursuz sevemez, çünkü içindeki öküzlük ve açlık hiç bitmez.

Çay bardağında bırakılan dudak payı mesafesi kadar yakın olmak ama üşümek.

Boş vaktin olursa bırak kitap okumayı, müzik dinlemeyi Az biraz beni özle sonra ne halin varsa gör.

Yazmak konuşmaktan iyidir, düşünecek fırsatın oluyor.

 

Hayat; hayatınızdan tam olarak çıkanların bıraktığı izlerden ibaret aslında ve herkes bilir ki acı olmadan insan büyümez. Özlüyorsan ve hala ölmediysen, ölmediyse, ara yani ölmezsin.

Karşındaki seni çözene kadar varsın, çözüldükten sonrası hep bir sıradanlık

Sabah uykusu kadar sevebileceği biri lazım insana. Sen gibi, senin gibi, biraz da sana benzeyen…

Çok büyük acılar var ve hepsi anlık. Acı zaman geçtikçe azalan bir şey ama bunun zamanla bir ilgisi yok. Kalp inanıyor, hafıza kabul ediyor. Gitti diyorsun kendine ve inanıyorsun.

Ve sen benim yerime birini koymayı denedin, oldu ya da olmadı ama denedin. Kimse kimsenin boşluğuna ‘cuk’ diye oturmaz. Ya geniş gelir ya dar. Masum değiliz, sadece gülüşlerimiz güzel.

Bir şeyin güzel olması için doğru olması gerekmez. Bazı yanlışlarda güzeldir.

Elma dersem çık, armut dersem çıkma diye öğrettiler bize… Benimle elma lütfen.

Seni seviyorum demek büyük risk. Bazen tüm hayatının içine eder.

Sahiplenmek diye bir şey var. Başkalarından kıskanmak, hatırlayamamak sırf unutamadığından.

Bana cümleler bırak, okudukça sen olayım.

Hiçbir yağmur dindiremez susuzluğumu, ben sana susuyorum.

Yediğim kazıkları toplamayı düşünüyorum. En azından matematiğim gelişir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir