<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anlamlı Eski Kelimeler | Güzel Sözler - Güzel Mesajlar</title>
	<atom:link href="https://www.eyguzelsozler.com/tag/anlamli-eski-kelimeler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.eyguzelsozler.com</link>
	<description>Güzel Sözler, Güzel Mesajlar sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Oct 2021 15:05:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>

<image>
	<url>https://www.eyguzelsozler.com/wp-content/uploads/2017/06/logo-7-150x150.png</url>
	<title>Anlamlı Eski Kelimeler | Güzel Sözler - Güzel Mesajlar</title>
	<link>https://www.eyguzelsozler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anlamlı Kelimeler</title>
		<link>https://www.eyguzelsozler.com/anlamli-kelimeler/</link>
					<comments>https://www.eyguzelsozler.com/anlamli-kelimeler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[eygüzelsözler]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2021 15:04:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Popüler Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamlı Eski Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamlı Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamlı Kelimeler Arapça]]></category>
		<category><![CDATA[Az Bilinen Kelimeler Ve Anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[Farsça Anlamlı Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Latince Güzel Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Güzel Anlamlı Kelimeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.eyguzelsozler.com/?p=8012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vaveyla: Herhangi bir olay karşısında vuku bulan şaşkınlık ya da acının sebep olduğu çığlıklara vaveyla deniliyor. (Arapça) Az Bilinen Kelimeler Ve Anlamları Vaveyla: Herhangi bir olay karşısında vuku bulan şaşkınlık ya da acının sebep olduğu çığlıklara vaveyla deniliyor. (Arapça) Lalettayin: Arapça kökenli ve “herhangi bir” ya da “sıradan” anlamlarını karşılıyor. Beynelmilel: Beynelmilel sözcüğü “uluslararası” demenin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.eyguzelsozler.com/anlamli-kelimeler/">Anlamlı Kelimeler</a> first appeared on <a href="https://www.eyguzelsozler.com">Güzel Sözler - Güzel Mesajlar</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Vaveyla: Herhangi bir olay karşısında vuku bulan şaşkınlık ya da acının sebep olduğu çığlıklara vaveyla deniliyor. (Arapça) </p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Az Bilinen Kelimeler Ve Anlamları</strong></h2>



<p>Vaveyla: Herhangi bir olay karşısında vuku bulan şaşkınlık ya da acının sebep olduğu çığlıklara vaveyla deniliyor. (Arapça)</p>



<p>Lalettayin: Arapça kökenli ve “herhangi bir” ya da “sıradan” anlamlarını karşılıyor.</p>



<p>Beynelmilel: Beynelmilel sözcüğü “uluslararası” demenin eski söylenişiydi. (Eski Türkçe)</p>



<p>Haddizâtında: Sözcük, “aslında” veya “esasında” anlamlarını içeriyor.&nbsp; (Eski Türkçe)</p>



<p>Zinhar: Asla…</p>



<p>Perdebîrun: Farsça kökenli bir sözcük olan perdebîrun; “açık saçık konuşan, utanması olmayan, edep yoksunu, terbiyeden nasibini almamış” kişiler için kullanılabiliyor.</p>



<p>Namütenahi: Arapça “mütenahi” köklerinden türetilen sözcük; “sonsuz, ucu bucağı ve nihayeti olmayan” demektir.</p>



<p>Feveran: Kaynama, coşma, fışkırma.</p>



<p>Muzır” sözcüğü, “yayın” anlamına gelen neşriyat ile birlikte anılır.</p>



<p>Hâsiyet: Bir şeye has nitelik, o nesnede bulunan meziyet, kuvvet, tesir, hassa.</p>



<p class="has-text-align-center"> 
<div style="margin:20px 0;"><center><span style="font-size: x-medium;"><span style="color: red;">Reklamlar</span></span></center>

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- kare -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-1097946533756762"
     data-ad-slot="7223179339"
     data-ad-format="auto"
     data-full-width-responsive="true"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

</div> 
</p>



<p>Munis: Arapça kökene sahip sözcük, , “cana yakın” demek. Bununla birlikte; “sevimli, sıcakkanlı, uysal ve uyumlu” gibi anlamlar da içeriyor.</p>



<p>Mamafih: Bununla birlikte, durum böyleyken, buna rağmen.</p>



<p>Velhasıl: ”Sözün kısası” anlamıyla, yani “özetleme” manasıyla, sözcüğün etimolojik kökeni keza Arapça. “</p>



<p>Dilhun: İçi kan ağlayan, başka bir deyişle çok kederli ve üzüntülü kimseler. (Eski Türkçe)</p>



<p>Tevekkeli: Boşuna, boş yere, sebepsiz, mesnetsiz, gelişigüzel” anlamları içeriyor.&nbsp;</p>



<p>Çilemek: Yağmur serpintisi.</p>



<p>Münferit: Tek, ayrı veya kendi başına olan.</p>



<p>Efsunkâr: Sözcüğünün kökeni olan “efsun”, “büyülü” anlamına karşılık geliyor.</p>



<p>Sirayet: Herhangi bir etkinin yayılması, dağılması.</p>



<p>Alicenap: En yalın haliyle “cömert” anlamını veren bu sözcük, “onurlu, şerefli” olarak da kullanılıyor.</p>



<p>Şekerrenk: Araya soğukluk girmiş, bozulmuş dostluk. Farsça kökenli, o dilde anlamı &#8220;sarıya çalan renk.”</p>



<p>Zemheri (karakış):&nbsp; 40 gün süren soğuk dönem.</p>



<p>Pestenkerani: Önemsiz, değersiz ve saçma. (Kökeni Farsça)</p>



<p>Girift: Aynı zamanda bir çalgı ismi de olan girift sözcüğünün anlamı karmaşık, çapraşık, karışıktır.” (Farsça)</p>



<p class="has-text-align-center"> 
<div style="margin:20px 0;"><center><span style="font-size: x-medium;"><span style="color: red;">Reklamlar</span></span></center>

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- Kare-2 -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-1097946533756762"
     data-ad-slot="5928942138"
     data-ad-format="auto"
     data-full-width-responsive="true"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

</div> 
</p>



<p>Safderun: Saf, temiz kalpli ve kolayca aldatılabilen<a href="https://www.eyguzelsozler.com/anlamli-kelimeler">.</a> ( Arapça, Farsça) (Eski Türkçe)</p>



<p>Sensemek:&nbsp; eskiden kullandığımız kelimelerden biri. Sevilen birine duyulan ihtiyacı, kalbin sevdiğini özlemesini, hasreti ifade ediyor.</p>



<p>Cenap: Sağ veya sol taraf.</p>



<p>Vâkıf: “Bilgisi olan.”</p>



<p>Zeyrek: Sözcüğümüz, Farsça kökenli ve&nbsp; “uyanık, akıllı, güçlü, anlayışlı, zeki” gibi birden fazla anlamına geliyor.</p>



<p>Hissikablelvuku:&nbsp; Olacakları önceden hissetmek, tahmin etmek ve içine doğmak gibi anlamlara gelir.</p>



<p>Umman: Çok büyük engin deniz, okyanus…</p>



<p>Lafügüzaf:&nbsp; Anlamı boş söz”dür.</p>



<p>Perestiş:&nbsp; Taparcasına, delicesine sevmek…</p>



<p>Babayani:&nbsp; Dış görünüşe, gösterişe önem vermeyen, görmüş geçirmiş, hoşgörülü, babacan.</p>



<p>Tahayyül: İmgeleme, zihinde canlandırma, gözünün önüne getirme” anlamlarına geliyor.</p>



<p>Tumturak:&nbsp; İhtişam, gösteriş, debdebe, görkem” gibi sözcüklerin yerine kullanılabilecek bir sözcük. Bu kelime ile ilgili olarak birtakım kaynaklar sözcüğün Arapça kökene sahip olduğunu söylese de diğer bazı kaynaklar ise Farsça iddiasını öne sürüyor.</p>



<p class="has-text-align-center"> 
<div style="margin:20px 0;"><center><span style="font-size: x-medium;"><span style="color: red;">Reklamlar</span></span></center>

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- Yeni-336*280 -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-1097946533756762"
     data-ad-slot="1393706537"
     data-ad-format="auto"
     data-full-width-responsive="true"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>

</div> 
</p>



<p>Mukadderat: Evet, aynen öyle. “Takdir” sözcüğünden meydana getirilen bu sözcük, “kaçınılmaz durumları” ifade etmek için kullanılıyor. (Arapça)</p>



<p>Akkadça &#8220;Nisannus&#8221; (taze mahsul) kelimesine dayandırılan Nisan, doğanın tazelenmesi ve insanın yenilenmesidir.</p>



<p>Sarfınazar: Saymama, dikkate almama, vazgeçme. (Arapça kökenli bir kelime)</p>



<p>Mutabık: Uzlaşma, anlaşma anlamına geliyor.</p>



<p>Feriştah: “bir işi yapan en iyi kişi”, yani “işin ehli” ve “alanında profesyonel… (Eski Türkçe)</p>



<p>Mütehassis: Duygulanmış, duygulanan, duygulu anlamına geliyor.</p>



<p>Ruz-i Hızır olarak da bilinen Hıdırellez, Arapça &#8220;Hızır (yeşillik, yeşilin tadı)&#8221; ve Farsça &#8220;Ruz (gün)&#8221; sözcükleriyle ilişkilidir. Doğanın canlanıp yeşillenmesi ve bu yeşilip temas ettiği yerlerin bereketlenmesi demek.</p>



<p>Müteşekkir: teşekkür etme durumunda olan.</p>



<p>Meyus: Üzgün olmayı, karamsarlığı ve umutsuzluğu vurgulayan bir sözcük olan “meyus”, Arapça kökene mensup…</p>



<p>Süveyda: Kalbin ortasındaki gizli günahların saklı olduğu -sanılan- siyah birikinti, beneğe, karalığa deniyormuş. (Arapça kökenli)</p>



<p>Abis: Deniz veya okyanuslarda güneş ışığının ulaşamadığı en derin kısmı.</p>



<p>Mütevellit:&nbsp; İçinde yer aldığı cümleye “-den dolayı” anlamı katan sözcük, Arapça kökene mensup. (Eski Türkçe)</p>



<p>Zahir: kuşkusuz, şüphesiz”, isim olarak kullanıldığında “dış görünüş” ve sıfat olarak kullanıldığında “açık ve/veya belli” anlamlarına gelen bir sözcük</p>



<p>Pâyidar: Ölümsüz sonsuza kadar eyguzelsozler.com yaşayacak olan, kalıcı ve devamlı anlamlarına gelir. (Farsça)</p>



<p>Dâreyn: “İki ev” Dünya ve âhiret. Bana dâreynde kâfî kulun olmak şerefi Ey şeh-i bende-nüvâz eyleme âzâd beni&nbsp; (Muallim Nâci)</p>



<p>Fevkalbeşer: “İnsan” anlamına gelen “beşer” sözcüğü ile türetilen fevkalbeşer, “insanüstü” anlamını doğuruyor.</p>



<p>Erbain:&nbsp; Kırk. Kırk gün devam eden kara kış.</p>



<p>Merdümgiriz: Farsça kökenli olan kelime birleşik sıfat özelliği taşıyor ve “kalabalığı sevmeyen, insanlardan kaçan, kendini toplumdan izole eden” kişiler için kullanılan ön ad.</p>



<p>Ehvenişer: Kötü seçenekler arasındaki en iyi olanı/gözükeni seçmek. (Eski Türkçe)</p>



<p>Şikemperver: Boğazına düşkün, yemek yemeyi seven, yemek yerken zevk alan.</p>



<p>Tufeylî: Kendi emeğini kullanmaktan imtina edenlerin sıfatını ortaya koyan tufeyli sözcüğünün anlamı; “asalak”tır. Haliyle; “başkasının sırtından yaşamlarını sürdüren kimseler” için kullanılıyor.</p>



<p>Bağban: Bağ bekçisi, bahçıvan. Ey melek-sîmâ bugün devran senindir sen benim Bağ senin bağban senin gülşen senindir sen benim. (Erzurumlu Emrah)</p>



<p>Zevahir:&nbsp; Dış görünüm” gibi bir anlam içeriyor. Mecaz anlamda ise “durumu toparlamak” anlamını geliyor.</p>



<p>Güzeşte:&nbsp; Zaman bakımından geçmiş, geride kalmış demekmiş. Çoğulu &#8220;Güzeştegân&#8221;, geçmiş olanlar anlamında. (Farsça)</p>



<p>O mahur beste çalar Müjgân’la ben ağlaşırız&#8221; dizesindeki &#8220;Mahur&#8221;, musikide bir makammış. &#8220;Müjgân&#8221; ise kirpik(ler) demekmiş (Farsça kökenli).</p>



<p>Müstehcen: açık seçik” anlamını taşıyan kelimedir. (Eski Türkçe)</p>



<p>Beyhude: Yararı olmayan, anlamdan yoksun. (Farsça kökenli bir kelime.)</p>



<p>Âmiyâne: Basit, sıradan, bayağı” anlamlarının yanı sıra “alelade” sözcüğü yerine de kullanılabiliyor.&nbsp; (kökeni hem Arapça hem de Farsça olarak açıklanıyor.)</p>



<p>Canhıraş: Yürek paralayan” ve “tüyler ürpertecek kadar korkunç. (Farsça kökenli olan bu sözcük, hüzün hissi yaratacak durumların dile dökülmesinde yardımcı oluyor.)</p>



<p>Mütehassıs: uzmanlık.</p>



<p>Gümüşservi: Geceleri Ay&#8217;ın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.</p>



<p>Berceste: Güzel, latif, seçilmiş, değerli. “ve benzerleri” anlamına da gelen Farsça kökenli bir kelimedir. Edebiyatta; “ince anlamlı, latif, güzel, kolayca hatırlanan, sanat değeri yüksek dizeler için de kullanılıyor.</p>



<p>Müşkülpesent: “Detaycı, zor beğenen, titiz” gibi karşılıklarla anlamlandırılabilecek müşkülpesent sözcüğünü, sürekli bahane uyduranlar için kullanıldığını biliyoruz. (Sözcük Arapça ve Farsça kökene sahip bir şekilde türetilmiş.)</p>



<p>Lâyetezelzel: Sarsılmaz ve güvenilir. (Arapça kökenli bir kelime.)</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yabancı Güzel Anlamlı Kelimeler</strong></h2>



<p>Apricitas: Güneş sıcaklığı. (Latince)</p>



<p>Abyssos: Dipsiz, dibi olmayan. (Yunanca)</p>



<p>Accismus: Çok istenilen bir şeyi istemiyormuş gibi davranmak, istemeden reddetmek. (Latince)</p>



<p>Aotearoa: Uzun beyaz bulutlar ülkesi.</p>



<p>Apricity: Kış gününde ortaya çıkan güneş ışığı veya kış güneşinin sıcaklığı. (İngilizce)</p>



<p>April: Açmak, ortaya çıkarmak, tabiatın uyanışı ve canlanışıdır. (Latince)</p>



<p>Depaysement: Alışılmış ortamdan, yaşanılan yerden farklı bir yerde olmaya, yabancılık hissetmeye veya arada kalmışlık.</p>



<p>Euneirophrenia: Rüyalardan sonra hissedilen huzurmuş. (Yunanca)</p>



<p>Finifugal: Sonlardan kaçmak, herhangi bir şeyin sonunu öğrenmek istememek. (Latince)</p>



<p>Gökotta: Sabahın erken saatlerinde kuşları dinlemek için yürüyüş yapmak.&nbsp; &#8220;Şafak pikniği&#8221; diye de biliniyor. (İsveç)</p>



<p>Graphomania: Başıboş şekilde yazma, her gördüğünü kağıda dökmek, yazı yazma manisine deniyormuş. (Yunanca)</p>



<p>Macula: Benek, leke. (Latince)</p>



<p>Mágoa: Bazen çok uzun süre üzüldüğümüz şeylerin yüzümüzdeki bıraktığı kalıcı izler. (Portekizce)</p>



<p>Malneirophrenia: Kâbuslardan sonraki huzursuzluk. (İngilizce)</p>



<p>Mono no aware: Geçici olan şeylerin farkında olmaya ve bunun verdiği üzüntü. (Japonca)</p>



<p>Mono no aware: Geçici olan şeylerin farkında olmaya ve bunun verdiği üzüntü. (Japonca)</p>



<p>Natsukashii:&nbsp; Nostalji hissi veren bir nesne yüzünden geçmişe gidip anıları yaşamak, keyiflenmek. (Japonca)</p>



<p>Nermdil: Yüreği yumuşak. Merhametli. (Farsça)</p>



<p>Omnes Vulnerant Ultima Necat: Her saat yaralar sonuncusu öldürür demek. (Latince) (Eski güneş saatlerinin kadranına yazılan bir cümle.)</p>



<p>Omnia mutantur, nihil interit: Her şey değişir, ama hiçbir şey yok olmaz. (Latince)</p>



<p>Onsra: Bir daha aşık olmayacağını anladığında gelen kalp kırıcı hisse, son aşk. (Kuzeydoğu Hindistan dili)</p>



<p>Orenda: Etrafımızdaki her şeye etki, nüfuz ederek dünyanın değişebileceğini düşünmek, bunu düşündürten manevi güç.. (Huron dilinden, Kızılderililer)</p>



<p>Orkusuga: Enerji emici arkadaş, fazla ilgi isteyen, hayat enerjinizi çeken kişi. (İzlandaca)</p>



<p>Perfer et obdura; dolor hic tibi proderit olim: Sabırlı ol ve dayan; gün gelecek bu acı sana yarayacak. (Latince)</p>



<p>Promaja: Cereyanda, rüzgarda kalmak gibi insanları hasta edecek kadar kuvvetli, gizemli, mistik güc. (Balkanlarda kullanılan bir sözcük)</p>



<p>Saudade: Şu an var olmayana, kaybedilmiş kişiye veya yokluğuna duyulan buruk, melankolik özlem. (Brezilya)</p>



<p>Shuushi:&nbsp; Sonbahar geldiğinde üstümüze çöken hüznü, duygusallığı, melankolik hisleri anlatan Japonca sözcük.</p>



<p>Sillage: (kokunun izi): Sevdiğin ya da sıradan biri gittikten sonra ortamda kalan kokusu. (Fransızca)</p>



<p>Sukha:&nbsp; Dış dünyadan veya ortamdan etkilenmeden yaşanan özgün mutluluk.</p>



<p>Uitwaaien: Kafanı dinlemek, toplamak için rüzgarda yürümek, hava almak demek.</p>



<p>Versamur ibidem atque insumus usque: İnsan kendini saran çemberin içinde döner durur.</p>



<p>Yi ri san qiu: (Bir gün, üç sonbahar). Birisinden kısa bir süre ayrı kalıp, uzun süredir ayrıymış gibi hissetmek. (Çince)</p>The post <a href="https://www.eyguzelsozler.com/anlamli-kelimeler/">Anlamlı Kelimeler</a> first appeared on <a href="https://www.eyguzelsozler.com">Güzel Sözler - Güzel Mesajlar</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.eyguzelsozler.com/anlamli-kelimeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
