Ali Ural Sözleri

Bu yazımızda neler okuyacaksınız: A. Ali Ural Sözleri, A. Ali Ural’ın Sözleri, Ali Ural Kitap Sözleri, Ali Ural Güzel Sözleri, Ali Ural Sözleri Kısa, Ali Ural Sözleri Tumblr, Ali Ural Tek Kelimelik Sözlük Sözleri

Reklamlar

A. Ali Ural Sözleri

Sevgili Dost! Kim kazandı? Atom bombasını Hiroşima’ya atan mı? Everest’in tepesine ilk kez varan mı? Doksanıncı dakikada maçı alan mı? Diriler mi, ölüler mi? Çobanlar mı, sürüler mi? Efendiler mi, köleler mi? Kim kazandı? Sevgili Dost! Herkes kaybetti. Ölüm kazandı. Mezar taşlarına: “Huve’l-Bâki” kazındı.

Söylenen her söz binamıza yeni bir tuğla ekler. Bu yüzden ağzımızdan kaçmamalı kelimeler. Onlar bizim mahkumlarımızdır; izin verdiğimizde çıkmalılar dışarıya.

Bir şehrin en güvenilir yeri, demek sence kütüphanelerdir. Çünkü kitaplar seslerini yükseltmezler.

Herkesin seviyormuş gibi yaptığı, ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz. Belki de bütün zamanlar böyleydi.

Bizim, peygamberi ısırmasın diye ayağını yılan deliğinin üstüne kapatan Ebu Bekir’imiz, suikastı haber alınca peygamberin yatağına yatan Ali’miz var. Son yudum suyu birbirlerine gönderip susuz şehit olan sahabilerimiz var.

Lütfen gülümse fotoğrafın çekiliyormuş gibi her an.

Bildiği şehirlerden bilmediği şehirlere, bildiği yüzlerden bilmediği yüzlere sığınmayı aklından geçirmemiş kaç insan vardır?

Reklamlar

Bulunduğu durumun farkında olmamak her durumdan daha kötüdür.

Her defasında bu iki kelimeyle başlıyorum mektubuma. Çünkü bu iki kelimeden her biri, gücünü diğerinden alıyor. Sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmuyor.

Nasıl tanıyacaksınız onu? “Gülümsemesinden.”  Nasıl gülümseyecek?  “Dibi görünen berrak bir su gibi.”

Ne zaman evleneceksin diye soran teyzelere ben; yalnızlığın bana yakıştığını söylüyorlar. İyi duruyormuş üzerimde, renkleri sade ve uyumluymuş. Dikimi kusursuzmuş.

Hz. Ömer, her sabah kapısına vurup ” Ölüm var ey Ömer! Ölüm var.” demesi için adam tutuyor. Bize, “Kelepir daire var!” diyen emlakçılar nasıl hatırlatacak ölümü.

Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?

Kalpler ancak Allah’ı anarak huzur bulur.

Gün ağarırken evinin balkonuna çıkıp sabahın ilk seslerini duyan, ilk renklerini gören, ilk rüzgarıyla üşüyen bir adamın heyecanını duymak istiyorum.

Pahalı paltolarla ısıtılan bedenlerimiz acaba çıplak ruhları için nasıl bir giysi öneriyorlar?

İnsan küçümsedikçe nasıl da küçülüyor.

Farkına var hayatın sen de. Bir sağa, bir sola gidip dokun her şeye. Ağaçlara, kuşlara dokunmasan da; denize, balığa tutunamasan da. Banklara dokun, bankalara değil. Bugün bir iyilik yap kendine. Kendine dokun.

Reklamlar

Sevgili Dost, eğer yeryüzündeki bütün elleri bir masanın üzerine koysalar, elini bulabilirdim onların içinden.

Horoz geceyi severse, bir daha ötmez. Ağacı severse yaprak, küfreder sonbahara. Akrebi severse yelkovan, vay o zamana…

Geçen sabah üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsalar ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar yine de ağlamışsın.

Yaşamak kolay değil, aynaya baktığınızda katilinizi görüyorsanız. Kimse sizi kendinizden iyi öldüremez.

İnsanların içinde kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? “Annen.”  Sonra kim? “Annen.” Sonra kim? “Annen.”

Fotoğrafçılar deklanşöre basmadan önce “Gülümseyin” diyorlar. Gülümseyin ve örtün yaşadıklarınızı.

İlkbahar sordu; Bir kuşun ağırlığıyla yıkılır mısın ey ağaç? “Yıkılırım” dedi, Kuşun yaprağıma ettiği laf ağırsa.

En derin acılardan doğar en derin sevinçler.

İnsanlar çoğu kez, onaylanmak için danışır, alkışlanmak için beğeninize sunarlar düşüncelerini.

Vicdandır her işin gizli şahidi.

Bak ne diyor Allah yolunda savaşmak isteyene Peygamber (s.a.v): “Annenin izni var mı? Yoksa dön. Ona yapacağın hizmet cihada denktir.” Ve ne diyor arınmak isteyene günahlarından: “Annene iyilik et!

İnsanlık namına” bir kıpırtı olmayınca, bu kez “kanun namına” harekete geçiliyor.

Gerçek sevgi ,insanın “Ben” sınırlarını aşıp bir başka insanın hayatından da sorumlu olduğunu düşünmesi midir?

Çok az şeye sahip olan değil, çok şeyin özlemini çeken insan fakirdir.

Ah, okullarda “Beden eğitimi” var da neden “Ruh eğitimi” yok! Sağlam kafa, sağlam vücutta doğru… Sağlam ruh nerede bulunur acaba?  A. Ali Ural Sözleri

Reklamlar

Övgüden hoşlanmıyor Ebu Bekir; kendisini övenleri duyduğu zaman şöyle yalvarıyor Rabbine: Allah’ım beni benden iyi bilirsin. Ben de kendimi onlardan iyi tanırım. Beni onların zannettikleri gibi hayırlı bir kul yap!

İnsan her zaman kahraman olmaz ama her zaman insan olabilir.

Sorma, tahammülün yoksa cevaba.

Üzüntülerimiz, günlük hayatımızdaki ödevleri bile normal bir şekilde yapmamızı engelliyor.

İnsanlar arasında sürüp giden uzun diyalog bitti.

Avcılar, hayvanların dilini anlasalardı acaba tetiğe dokunabilirler miydi? Vurdukları hayvanın son sözlerini hatırlayacak olsalar, onların kesik başlarını şöminelerinin üstüne asabilirler miydi? Av resimleri sipariş edebilirler miydi ressamlarına?

İnsanı insanda aramak ne derin yolculuk.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir