Desiderius Erasmus Sözleri

Desiderius Erasmus (1466-1536), Rönesans Hümanizminin en önemli isimlerinden biri olan Hollandalı düşünür, ilahiyatçı ve yazardır. Özellikle skolastik düşüncenin katı kurallarına karşı hümanist bir bakış açısı geliştirmesiyle tanınır. Hristiyan dünyasında reform ihtiyacını savunmuş, ancak Martin Luther ve Protestan Reformu’na mesafeli yaklaşarak Katolik Kilisesi içinde değişim arayışını sürdürmüştür.
Erasmus, 1466 yılında Rotterdam’da doğdu. Ailesinin erken yaşta kaybı nedeniyle manastıra gönderildi ve burada eğitim aldı. 1492’de rahip oldu, ancak manastır yaşamının kısıtlayıcı yapısından hoşlanmadığı için din adamı kariyerini sürdürmek yerine akademik çalışmalara yöneldi. Paris Üniversitesi’nde teoloji eğitimi aldı, ardından İngiltere, İtalya ve Almanya gibi çeşitli ülkelerde çalışmalarına devam etti.
Erasmus, klasik Latin ve Yunanca eserleri inceleyerek hümanist eğitimi benimsedi. Antik kaynakları orijinal dillerinden okuyarak Orta Çağ düşüncesinin yanlışlarını eleştirdi. Kendi zamanındaki yozlaşmış dinî uygulamaları ve skolastik düşünceyi eleştiren eserler kaleme aldı.
En ünlü eserlerinden biri “Deliliğe Övgü” (Encomium Moriae) adlı hiciv kitabıdır. Bu eserinde din adamlarının yozlaşmasını, skolastik düşüncenin sığlığını ve Avrupa’daki sosyal yapının çarpıklıklarını eleştirir. Erasmus’un diğer önemli eserleri arasında “Hristiyan Prens İçin El Kitabı” ve “Yeni Ahit’in Yunanca Baskısı” bulunmaktadır.
Desiderius Erasmus Meşhur Sözleri
* Baskıya izin veren suçu paylaşır.
* İnsan, neye inanırsa ona dönüşür.
* Kötü huyların en büyüğü temkindir.
* Düşünmeyen insan, yaşayan bir ölüdür.
* Kimse seni övmüyorsa, sen kendini öv.
* Dil, insanın iç dünyasının aynasıdır.
* Mutluluk, aklın bittiği yerde başlar.
* Özgür yaşanmışsa, özgür ölünmelidir!
* Hayat kısa, bilgelik ise uzun bir yolculuktur.
* Beni benden daha iyi kim ifade edebilir ki?
* Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur.
* İnsanlara iyilik etmek tanrı olmak demektir.
* Bizi mutlu eden, düşünsel eğilimlerimizdir.
* Kötülük gizemin, acı ise bilginin kaynağıdır.
* İnsanların çoğu ahmaklığa iman eder gönülden.
* Kendini bilmeyen insan, her şeyi bildiğini sanır.
* İnsan, düşünceleri kadar geniş bir dünyada yaşar.
* Sorgulamayan bir hayat, boşa yaşanmış bir hayattır.
* Talih, cesaretli ve atılganlara güler yüz gösterir.
* Delilik olmasaydı, dünya katlanılmaz bir yer olurdu.
* Her şeyin fiyatı vardır ama erdemin değeri ölçülemez.
* İnsan, sürekli değişir ama çoğu zaman bunu fark etmez.
* İyi bir insan olmak, bilgili olmaktan daha değerlidir.
* Deliliğin olmadığı bir dünya, ruhsuz bir bedene benzer.
* Bilgelik, insanın hatalarından ders çıkarmasıyla başlar.
* Korkaklar, en küçük fırtınada bile gemilerini terk eder.
* Gerçek özgürlük, insanın kendini disipline edebilmesidir.
* Kendi doğrularından şüphe etmeyen insan, gerçeği bulamaz.
* Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi?
* Gerçek zenginlik, bilginin ve ahlakın birleşiminden doğar.
* Düşünmek, insanı kölelikten kurtaran en büyük özgürlüktür.
* Bilgi, yanlış ellere düştüğünde en büyük silaha dönüşebilir.
* Evet, meselenin özü budur, krallar gerçekten nefret eder.
* Özgürlük, ancak bilgili insanlar için gerçek anlamda vardır.
* İşler olup bittikten sonra budalanın da aklı başına gelir.
* Bir insanın karakteri, güç sahibi olduğunda kendini gösterir.
* Ne kadar az şeye ihtiyaç duyarsanız, o kadar özgür olursunuz.
* İnsanlar, en büyük savaşlarını kendi iç dünyalarında verirler.
* Mutluluğun en büyük düşmanı, sonsuz arzuların kölesi olmaktır.
Desiderius Erasmus Kitap Alıntıları
* Öğrenmenin sonu yoktur, ancak her insan onu bir yerde bırakır.
* Bir ulusun geleceği, yetiştirdiği gençlerin eğitimine bağlıdır.
* Cahillik, mutluluğun anahtarı gibi görünse de en büyük esarettir.
* Ben bir özgürlük severim. Bir kesime hizmet etmeyeceğim ve edemem.
* İnsanlar kendilerini bilgeliğe verdikçe mutluluktan uzaklaşırlar.
* Dostlarını seçerken acele etme, değiştirmekte ise daha da yavaş ol.
* İnsan, kaybettiklerinden değil, vazgeçtiklerinden pişman olmalıdır.
* Hata yapmak insanidir ama hatalarından ders çıkarmamak, aptallıktır.
* Cehalet, insanın en büyük düşmanıdır; çünkü bilinmeyen şey korkutur.
* İyiliği bilmek yeterli değildir; önemli olan onu hayata geçirmektir.
* Erdemli bir insan, yalnızca doğruluğu değil, adaleti de savunmalıdır.
* Eğitim, yalnızca okullarda değil, hayatın her anında devam etmelidir.
* Dünyada en büyük güç, insanın kendi düşüncelerini yönetebilme gücüdür.
* Kitaplar, zamanın yıkıcı etkisine karşı insan aklının koruyucularıdır.
* Dünya, bilge insanlar sayesinde döner ama deliler sayesinde renklenir.
* Doğa, insanın en büyük öğretmenidir, ancak onu dinlemeyi bilenler için.
* Savaş insanlara değil, insanlıkla ilgisi olmayan canavarlara yakışır.
* Gerçek bilgelik, cehaletini kabul edebilen insanın sahip olduğu bilgidir.
* Gerçek bilgi, yalnızca öğrenmekle değil, öğrendiğini uygulamakla kazanılır.
* Zenginlik, bilge bir insanın elinde bir araç, cahilin elinde ise bir yüktür.
* Bir insan ne kadar az şeye sahip eyguzelsozler.com olursa, kaybedeceği şey de o kadar az olur.
* Bir insan, kendi içindeki şeytanları yenmedikçe, başkalarını suçlamamalıdır.
* Gerçek dostluk, sadece iyi günlerde değil, kötü günlerde de kendini gösterir.
* Bir kitabın içinde kaybolmak, bazen dünyada yolunu bulmaktan daha değerlidir.
* Ben bir dünya vatandaşıyım, herkese ama herkese bir yabancı olarak bilinirim.
* Görünüşte bilge olup içinde cahil kalmaktansa, açıkça cahil olmak daha iyidir.
* Hayat, yanlış yolda bile olsanız devam etmek zorunda olduğunuz bir yolculuktur.
* Dünya, bilge insanlara saygı duyar ama delilere daha çok eğlenme fırsatı tanır.
* İnsan doğası gereği yanılgıya açıktır, ancak bunu kabul etmek en büyük erdemdir.
* Kendimi tarif etmek, kendime sınır çizmek olur; kudretimin ise asla sınırı yoktur.
* Herkes kendini bilge zanneder ama gerçek bilgelik, her zaman öğrenmeye açık olmaktır.
* İtiraf edin ki, güzel, hoş olarak yaptığınız ne varsa, hepsini bu deliliğe borçlusunuz.
* Din bir tür deliliktir. Çünkü gerçek inanç hiçbir zaman akla dayanmaz, imana dayanır.
* Ne zararı var, bütün halk sana karşı ıslık çalsa sen sadece güvenle kendini alkışlasan.
Desiderius Erasmus Aşk Sözleri
* Paylaşılmayan mutluluk mutluluk mudur, insan bir başına mutlu olabilir mi, tadını çıkarabilir mi?
* Bilge olmak, aklı rehber olarak almaktır; deli olmak ise kendini tutkuların akışına bırakmaktır.
* Her zaman gerçeği olduğu gibi söylemek zorunluluğu yoktur. Önemli olan, gerçeğin açıklanış biçimidir.
* Tanrı Adonis’in Suriye çayırlarında çiriş otu toplarken bir yaban domuzu tarafından öldürüldüğü mitolojide yer alır.
* Mutluluğa rağmen, krallar bana çok mutsuz görünür, çünkü kendilerine gerçeği söyleyecek tek kişi yoktur, dost yerine asalaklara mecburdur.
* Türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kapsayan sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler. Boş inanç sahibi alçaklar saydıkları Hristiyanlara tepeden bakarlar.
* Mademki hayat adamlarıyla dindarlar birbirine bu kadar zıt hareket ederler, o halde birbirlerine deli gözüyle bakmaları da doğaldır. Bence bu unvana en yakın olanlar dindarlardır.
* İnsanın her şeyi iyi tanımasını engelleyen iki şey vardır: biri ruhunun önüne perde çeken utanma, öteki de kendisine tehlikeyi gösterip büyük işlemlere girişmekten yüz çevirten korku.
* Öyle ya, bir milleti idare etmek işini üzerine almış bir insan, bütün hayatını toplumun çıkarlarına adamak için kendi çıkarlarından vazgeçmiş demektir. O hep milletinin mutluluğuyla ilgilenir.
* Savaş söz konusu olduğunda hiçbir masraftan ve zahmetten kaçınmazlar. Hiçbir şey önemli değildir onlar için. İster hukuk, ister din, isterse barış çiğnensin, hatta insanlık batsın, umurlarında olmaz.
* Taştan putlara veya özenle boyanmış ahşap putlara özlem duyacak kadar budala da değilim. Sersem bir kalın kafalı, Muavininin alaşağı edip yerine geçiverdiği müdürün durumuna düşeriz biz tanrılar da o vakit.
* Ölümlülerden oluşan şu sürüsüne bereket kalabalığa aydan bakacak olsan, birbiriyle vızıldaşıp duran bir sürü sinek ya da sivrisinek gördüğünü sanırsın; birbiriyle savaşan, kumpaslar kuran, kapıp kaçan, oyunlar oynayan, oynaşan, doğan, yaşlanan ve ölen. Kısacık bir ömre yazgılı bu küçücük yaratıkların bu kadar belayı, bu kadar faciayı yarattıklarına inanmak çok zor doğrusu.
* Delinin ruhunda ne varsa yüzünde yazılıdır, ağzı da bunu gizlemeden söyler; oysaki bilgenin, yine euripides’e göre iki dili vardır: biri hakikati söylemek için, öteki de yeri gelince hakikatin kılığını değiştirmek ya da onu gizlemek için. Bilgede akı kara, karayı da ak kılmak sanatı vardır. Ağzından hem soğuk hem sıcak soluk çıkar. Sözleri de çoğu zaman düşüncelerinden epey uzaktır.
