Federico Garcia Lorca Sözleri

Federico Garcia Lorca Sözleri

Federico García Lorca, 5 Haziran 1898’de İspanya’nın Granada yakınlarındaki Fuente Vaqueros kasabasında dünyaya gelmiş, 20. yüzyılın en özgün ve etkileyici şairlerinden ve oyun yazarlarından biri olarak edebiyat tarihine geçmiştir. Kültürel köklerini Endülüs’ün halk geleneklerinden alan Lorca, eserlerinde İspanyol halk müziği, çingene kültürü, doğa, aşk, ölüm ve kader gibi temaları şiirsel bir derinlikle işlemiştir.

Lorca, şiir ve tiyatroyu bir araya getiren çok yönlü bir sanatçıdır. Şiir kitapları arasında en tanınanlardan biri olan “Çingene Baladları”, çingene halkının yaşamını ve acılarını lirik bir anlatımla dile getirir. Tiyatro eserlerinde ise toplum baskısını, özellikle kadınların yaşadığı sıkışmışlığı etkileyici bir dille ortaya koymuştur. “Kanlı Düğün”, “Yerma” ve “Bernarda Alba’nın Evi” gibi oyunları, onun dramatik gücünü ve insan ruhunun derinliklerine olan ilgisini yansıtan önemli yapıtlar arasında yer alır.

Aynı zamanda politik görüşleri ve farklı kimliği nedeniyle dönemin muhafazakâr çevreleri tarafından hedef alınan Lorca, 1936 yılında, İspanya İç Savaşı’nın başlarında, Franco yanlısı güçlerce gözaltına alınarak kurşuna dizilmiş ve öldürülmüştür. Mezarı bugüne dek bulunamamıştır.

Federico García Lorca, yaşadığı dönemde olduğu kadar günümüzde de yankı uyandıran, duygusal yoğunluğu yüksek eserleriyle, sadece İspanyol edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en önemli isimlerinden biri olarak anılmaktadır. Onun dizeleri hâlâ hayat, ölüm ve insanlık üzerine güçlü bir yankı taşımaktadır.

Federico Garcia Lorca Sözleri Anlamlı

* Mutluluğu kendime dert edindim.

* Gözyaşları, ruhun dilini konuşur.

* Her sevda, içinde bir ölüm taşır.

* Ay ışığı, yalnızların yoldaşıdır.

* Küller arasında bile şiir vardır.

* Aşk bazen konuşmaz, sadece bekler.

* Kalbin çırpınışı, şiirin ritmidir.

* Gökyüzü bazen insanın içinde ağlar.

* Bir öpücük, bazen en büyük vedadır.

* Ben hayatı, ölümün gölgesinde sevdim.

* Rüzgar, söylenemeyen şiirleri fısıldar.

* Karanlığın dili yoktur ama kalbi vardır.

* Gecenin rengi, şairin kaleminde kararır.

* Sözler biter, ama hisler hep devam eder.

* Gerçek acı, kelimelerin ötesinde yaşanır.

* Bazen bir dize, bütün bir hayatı anlatır.

* Her gece bir başka şiir doğurur karanlık.

* Gerçek sanat, yüreğin kanıyla yazılandır.

* Acının en güzel hali, bir dizeye sığandır.

* Hayal etmek, ölümden daha cesur bir iştir.

* Her mezar, içinde bir aşk hikâyesi saklar.

* Bir bakış bazen bütün bir kitabı susturur.

* Bir şairin gözyaşı, bin kelimeye bedeldir.

* Bazı ölümler hayatın en canlı parçalarıdır.

* Ve ben, kelimelerin yetmediği yerde sustum.

* Bize acı veren şeyleri öğrenmeye can atarız.

* Ay ışığında söylenen her söz, bir sır taşır.

* Yas, kalbin karanlık ama verimli toprağıdır.

* Ay, geceyi sevdiği kadar gündüzden de kaçar.

* Şiir, suskun kalmış duyguların haykırışıdır.

* Bazı gözler vardır, içindeki denizi gösterir.

* İçimizdeki çocuk ölmeden gerçek şair olunmaz.

* Yaşam, her satırı kanla yazılmış bir şiirdir.

* Aşk, her zaman yaralıdır ama yine de güzeldir.

* Şiir, yaşamla ölüm arasında ince bir çizgidir.

* Bir çiçeğin soluşunda bile bir trajedi gizlidir.

* Ay ışığında yalnız yürüyen, gölgelerden korkmaz.

* Gecenin içinden geçen şiir, sabaha kadar susmaz.

* Yalnızlıkla dost olmak, deliliğe yakın olmaktır.

* İnsanın ruhu kırıldığında, en iyi şiirler doğar.

* Çünkü hiç kimse kalmadı ekmeği, şarabı bölüşecek.

* Aşkla delilik arasında yalnızca bir mısra vardır.

* Sessizlik bazen tüm şiirlerden daha gürültülüdür.

* Hayat bir şiir değilse, niye bu kadar sancılıdır?

* Yalnızlık, bazen kalabalıkların içinde yankılanır.

* Ölüm yoktur, yalnızca sonsuz bir yalnızlık vardır.

* Ruhumda öyle derin yaralar var ki, şiir bile kanıyor.

* Aşk, suskun bir çığlıktır gecenin en karanlık yerinde.

* Sanat, hayatın güzelliğini keşfetmemize yardımcı olur.

* Kansız kalıp ölmek, kanı kuruyarak yaşamaktan iyidir. 

* İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir.

* Hayatta kalmak için savaşmak, yaşamın anlamını bulmaktır.

* İtler de yalnızdır, ama yaşarlar. (Bernarda Alba’nın Evi)

* Kalbimin rüyaları, uyanıkken gördüklerimden daha gerçekti.

* Bir melodide bile ağlayabilir insan, eğer duygusu derinse.

* Kalbin dili, dudaktan dökülen sözlerden çok daha güçlüdür.

* Yüreğimin telleri bir kere titredi mi, susmak bilmez artık.

* Bir insanın ağzından çıkan değil, kalbinden taşan önemlidir.

* Toparlan biraz, böyle yapmakla ne geçiyor eline? (Kanlı Düğün)

* Sesten kaçmak isterken sen kendin ses olursun (Bütün Şiirleri 1)

* Gerçek sanat, insanın kalbini, aklını ve ruhunu harekete geçirir.

* Bir şey insanın yüreğine yerleşince kimse onu yerinden sökemez! 

* Kansız kalıp ölmek, kanı kuruyarak yaşamaktan iyidir. (Kanlı Düğün)

* Ne sen, ne ben nasıl olsa, hazır değiliz karşılaşmaya. (Cante Jondo Şiiri)

* H. Ay, Bay Martin! Nasıl bir dünya bu böyle! M. Berbat bir dünya! (Bütün Oyunları 3)

* Karanlıkta ve aydınlıkta, gece ve gündüz sadece seni sevmeyi düşüneceğim. (Bütün Oyunları 3)

* Her yıldız dingin suları zamanın. Bir düğümü zamanın. Ve her iççekiş dingin suları haykırışın.

* Bir şiir, sadece bir şiir olarak kalmaz. Aynı zamanda bir duygu, bir anı, bir insanın hayatıdır.

* Biraz sabır, güzeller, hele bir öleyim ben alırım sizi bir bir sisten kısrağıma. (Bütün Şiirleri 2)

* Dünya, dünya ve insanlar, insan bedeni ve ruhu, benim ruhum ve başkalarının ruhları bana acı veriyor.

* Ah nasıl bir yas, nasıl bir acı kavuruyor içimi! Ne cam kırıkları saplanmış dilime, seni unutmaya çalıştım diye.

* Ah! Ne güç iş seni sevdiğim gibi sevmek! Sana duyduğum aşktan canımı acıtır hava canımı acıtır yüreğim şapkam canımı acıtır. (Aşk Şiirleri)

* Çünkü öldün bütün zamanlar için, bütün ölüleri eyguzelsozler.com gibi Dünya’nın, bütün unutulmuş ölüleri gibi karışıp köpek leşleri arasına. (Zambak ve Gölge)

* sen gülmüştün ben başlayınca ağlamaya. Bir tanrı gibi bakıyordun tepeden Gözyaşlarını bir zincirdi güvercinlerden, anlardan. (Seçilmiş Şiirler)

* Ne mutlu uyanık saatlerini O tuhaf hoşlukta yayılarak geçirenlere Dünyadaki bütün dertlerini alır, Duydukları aşk acısı dışında. (Deniz Bile Ölür)

* Bu dünyada her daim hiçbir şeyi olmayanların yanında olacağım; kendilerinden, o hiçbir şeye sahip olmamanın huzuru bile esirgenen insanların yanında.

* Sen, zamanla yaralar iyileşir, duvarlar insanı saklar sanıyorsun, ama öyle değil, öyle değil. Bir şey insanın yüreğine yerleşince kimse onu yerinden sökemez!

* Bana kalırsa siz ikiniz, kendi dünyalarınızda seyahat edersiniz ve en sonunda kimin bavulunu daha fazla doldurarak dönmüş olduğu bilinemez. (Bütün Oyunları 3)

* Neden hain gözlerin benimkilerde eriyor? Neden ellerin saçlarıma çiçekler takıyor? Bülbüllere yaraşır bir hüzne mahkum ediyorsun gençliğimi. (Bütün Oyunları 3)

* Çirkinlik umurunda mı erkeklerin, onların bütün istedikleri bir parça toprak, bir çift öküz, bir de boğazlarına bakacak söz dinler bir kancıktır. (Bernarda Alba’nın Evi)

* Çünkü, baştan sona sefalet ve haksızlıklarla dolu bir dünyada her sabah uyanır uyanmaz yapılacak iş çığlık atmak olmalı: Karşı çıkıyorum! Karşı çıkıyorum! Karşı çıkıyorum!  

* Ağlamak istiyorum, çünkü ağlamam gerek son sırada oturan çocuklar gibi, çünkü insan değilim, ne şairim, ne yaprak öte yandaki şeyleri araştıran yaralı bir nabızım. (Bütün Şiirleri)

* Ben küçükken kadının biri kocasını boğazlamıştı. Ayakkabıcıydı adamcağız. Hiç unutmam. Ben evlenmeyeceğim, demiştim hep. Kitaplarım yeter bana. Evlenip de ne olacak sanki? (Don Perlimplin ile Belisa’nın Bahçede Sevişmesi)

* Ne boğa biliyor seni ne incir ağacı, ne atlar ne evindeki karıncalar. Ne çocuk biliyor seni ne de ikindi çünkü ölüsün sen sonsuza kadar. Çünkü ölüsün sen sonsuza kadar bütün ölüleri gibi yeryüzünün, bütün ölüleri gibi unutulmuş cansız bir köpekler yığınında. (Ne Garip Federico Adında Olmak)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.