Emma Goldman Sözleri

Emma Goldman Sözleri

Emma Goldman (27 Haziran 1869 – 14 Mayıs 1940), anarşist düşünceleriyle tanınan, devrimci fikirleriyle 20. yüzyılın en etkili siyasi figürlerinden biri olarak kabul edilen Litvanya doğumlu Amerikalı bir yazar, hatip ve aktivisttir. Özellikle bireysel özgürlük, ifade hürriyeti, kadın hakları ve otorite karşıtlığı üzerine çalışmalarıyla ön plana çıkmıştır.

Emma Goldman, o dönem Rus İmparatorluğu sınırları içinde yer alan Kaunas, Litvanya’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Ailesiyle birlikte genç yaşta St. Petersburg’a taşındı. Burada yaşadığı yoksulluk, otoriter eğitim sistemi ve kadına yönelik baskılar, onun düşünsel şekillenmesinde etkili oldu. 1885 yılında 16 yaşındayken ABD’ye göç etti; ailesiyle birlikte Rochester, New York’a yerleşti.

Emma Goldman Sözleri Özlü

* Devrim, önce bilinçte başlar.

* İktidar, insanın özünü çürütür.

* İtaat eden bir zihin düşünemez.

* Uysallık, özgürlüğün mezar taşıdır.

* Aşk, devletin iznine ihtiyaç duymaz.

* Korku, despotların en sadık müttefikidir.

* Kadını eğitmek, geleceği özgürleştirmektir.

* Aşkla başlayan devrim, gerçek bir devrimdir.

* Beni susturarak düşüncelerimi yok edemezsiniz.

* Dans edemeyeceksem bu, benim devrimim değildir.

* Anarşi, kaos değil; düzenin en yüksek biçimidir.

* Kadın özgür olmadıkça, toplum asla özgür olamaz.

* Düşünen kadınlar, erkek egemenliğinin kabusudur.

* Köleliğin en korkuncu, ona gönüllü razı olmaktır.

* Özgürlüğün olmadığı yerde, huzur bir yanılsamadır.

* İnsanlık, itaat ettikçe değil, direndikçe ilerler.

* Bir birey için en büyük devrim, kendini tanımasıdır.

* Toplumsal eşitlik, yasal eşitlikten ibaret değildir.

* İnsanlar açken onlara ahlak anlatmak bir hakarettir.

* Güç, yozlaştırır. Kutsal güç daha fazla yozlaştırır.

* İsyan, sadece öfke değil; aynı zamanda umut demektir.

* Aşkı suç sayan bir düzen, kendi mezarını kazmaktadır.

* Nefretten kurtulmak, sevgiden kurtulmaktan daha kolay.

* Ahlaksız olan yasa değil, onu körü körüne uygulayandır.

* Hiçbir hükümet halkı temsil etmez; sadece kontrol eder.

* Devletin görevi kontrol etmek değil, çekilmek olmalıdır.

* İnandığın şeyi yaşamak, onu söylemekten daha devrimcidir.

* Zihin, özgürleşmediği sürece bedenin zincirleri çözülmez.

* İnsanı büyüten, onun korkuları değil, hayalleri olmalıdır.

* Bir düzen seni susturuyorsa, o düzen yıkılmayı hak ediyordur.

* Kadınlar önce özgür birey olmalı, sonra her şeyi seçebilmeli.

* Çocukları doğurmak değil, onları özgür yetiştirmek önemlidir.

* İnsanların zincirleri kırmak istememesi, en büyük trajedidir.

* Gerçek bir eğitim, insanı düşünmeye zorlar; ezberlemeye değil.

* Gelenekler, sorgulanmadan sürdürüldükçe birer zincire dönüşür.

* Onurlu yaşamak çok zor ama onurunu koruyarak ölmek daha da zor

* Ahlak, içten gelen bir pusula olmalı; dışsal bir dayatma değil.

* Kadınlar evcilleştikçe değil, özgürleştikçe dünyayı değiştirir.

* İnsanlar zincirleri sever oldu, çünkü zincirleri altın yaptılar.

* Gerçek özgürlük, insanın kendisiyle barış içinde olmasıyla başlar.

* Kendi düşünen kadınlar, her zaman sistemin en büyük tehdidi olmuştur.

* Zorbalık, tek başına ayakta duramaz; mutlaka bir suskunlukla beslenir.

* Yasa, çoğunluk için adalet değil, iktidar için kalkan olur çoğu zaman.

* Toplumlar, düşünen kadınlardan korkar; çünkü onlar zincirleri sorgular.

* Sevmek, birini bulmak veya kazanmak değil. Bir başkasında kendini bulmaktır.

* İş isteyin, iş vermezlerse ekmek isteyin. Ekmek vermezlerse, ekmeğinizi alın.

* Toplum, bireyleri kalıba sokar; ama yaratıcı olanlar o kalıpları kıranlardır.

* İnsana özgü olan şey, başkasının hayatına değil, kendi vicdanına hükmetmektir.

* Kadın, ne anne olmak zorunda ne de eş olmak mecburiyetindedir. Önce insan olmalıdır.

* Bir düşünce tehlikeliyse, o düşüncenin doğruluğu sorgulanmalıdır, değil bastırılması.

* Demokrasi için savaş, Savaşı bitirmek için savaş, dünyayı gerçek bir cehenneme çevirdi.

* Özgürlük, başka birine boyun eğmediğin, ama aynı zamanda onun özgürlüğünü de bastırmadığın andır.

* Evlilik ve aşk birbirleriyle eş anlamlı değildir; tam tersine, birbirleriyle uzlaşmaz bir noktadadırlar.

* Köleliğe karşı savaşan biri, halk tarafından alkışlanır; ama zincirlerin nasıl takıldığını sorgulayan biri dışlanır.

* Bütün savaşları dövüşemeyecek kadar korkak olan bu yüzden de kendileri adına dövüşmek için dünyanın gençlerini cepheye süren hırsızlar çıkarır.

* Evlilikte, ikramiyesi sadece koca olduğu halde kadın bunun karşılığını kendi adı, özel hayatı, özsaygısı ve ölüm onları ayırıncaya kadar fiilen bütün ömrüyle öder.

* Anarşizm, yalnızca uzak geleceğe ilişkin bir teori olmayıp, insanı kuşatan içsel ve dışsal yasak ve engellere karşı bugünden topyekün mücadeleyi esas alan bir yaşam biçimidir.

* Kadının en büyük talihsizliği ya bir melek veyahut da bir şeytan olarak görülmesi olduğu içindir ki onun hakiki kurtuluşu yeryüzü üzerine yerleştirilmesinden, yani insan olarak görülmesinden geçer.

* Hiç kuşkusuz bazı evlilikler aşkın meyvesidir. Yine de bunun sebebi, aşkın kendisini sadece evlilikte göstermesi değil, toplumun benimsediği gelenekten tamamen kendini kurtarabilecek durumda olmamasıdır.

* Anarşizm, insan aklının din egemenliğinden ve insan bedeninin mülki baskıdan özgürleşmesi için; devletin zincir ve kısıtlamalarından özgürleşmek için vardır. Bireylerin özgürce gruplaşmasına dayalı bir sosyal düzendir.

* Anarşizm, İnsan yapımı yasayla kısıtlanmayan bir özgürlüğe dayanan yeni bir sosyal düzenin felsefesi; bütün hükümet biçimlerinin şiddete dayandığını ve bu yüzden gereksiz olduğu kadar yanlış ve zararlı olduğunu söyleyen teori.

* Vatanseverlik, yapay bir şekilde yaratılmış ve yalanlar ile yanlış söylentilerin birbirini beslemesinden kaynağını alan bir hurafedir; insanı öz güven ve değerlerinden kopartırken, ona kibir ve anlamsız bir gurur katan boş bir hurafe.

* Anаrşizm, insаnın ufkunu аçıp onu serbest kılаn ve özgürleştiren bir güçtür, çünkü insаnlаrа kendi yeteneklerine güvenmeyi, onlаrа özgürlüğe eyguzelsozler.com inаnmаyı öğretir, kаdınlаrı ve erkekleri herkesin özgür ve güvende olаcаklаrı bir toplumsаl hаyаt için mücаdele etmeye teşvik eder.

* Lаurа Mаrholm, kаdının zihni gelişimi ne kаdаr аrtаrsа, kendisini yаlnızcа kаrşı cins olаrаk değil, аynı zаmаndа kаrаkterinden ödün vermeyecek birey, insаn, аrkаdаş, yoldаş ve güçlü bir kişilik sаyаcаk uygun bir eşle kаrşılаşmа ihtimаlinin o kаdаr аzаldığındаn bаhsediyor.

* Ben, doğup büyümedim; ‘yoğruldum’. Hayatla birlikte, hayatın her alanında, düşe kalka yoğruldum. Gerçi bu yolun bedeli yüksekti, ama aynı bedeli en baştan yeniden ödemem gerekse bunu memnuniyetle yapardım; çünkü bedelini ödemeden, dibini görmeden, hayatın doruklarına hiçbir zaman yeniden tırmanamazsınız.

* Kаdının bаğımsızlığı ve özgürleşmesine dаir mevcut аnlаyışlаrın sığlığı; sosyаl dengi olmаyаn bir erkeğe аşık olmа korkusu; аşkın, özgürlüğü ve bаğımsızlığı ellerinden çаlаcаğı endişesi; аşk yа dа аnnelik hаzzının mesleğinde tecrübe kаzаnmаsınа engel olаcаğındаn duyduğu dehşet; bunlаrın hepsi özgürleşmiş modern kаdını, kendi ruhunun duygulаrının fаrkınа vаrаmаyаn, аcıyı ve neşeyi doyа doyа yаşаyаmаyаn sаplаntılı bir rаhibe yаpıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.