Jack London Sözleri

Jack London, doğa ve vahşi yaşamla olan deneyimlerinden ilham alarak yazdığı eserlerle edebi dünyada kendine sağlam bir yer edinmiştir. Aynı zamanda siyasi ve sosyal görüşleriyle de tanınır ve birçok eserinde sosyal adaletsizliklere ve sınıf mücadelesine vurgu yapmıştır.
Jack London Sözleri Kısa
* Zihnim, benim krallığımdır.
* En hızlı giden, yalnız gidendir.
* Biz insanlığın sevdalılarıydık.
* Hayat iyi kartlara sahip olma değildir.
* Elbiseleri gibi, görüşleri de hazır alınmaydı.
* Dışisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur.
* Kitap okuyorsun ve yapayalnız buluyorsun kendini.
* Sevilmek… sevilmek, ne güzel bir şey. (Martin Eden)
* Gelişme hayattır ve hayatta öteden beri ışığa gider.
* Hayat böyleydi işte! Ne kadar boş, ne kadar kısaydı.
* Hiç rüyanızda rüya gördüğünüz oldu mu? (Ademden Önce)
* Ekonomik çatışmaların peşinden, genelde şavaş gelir.
* Düşlerim genellikle düşmelerle son bulur. (Ademden Önce)
* Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.
* Hayat dayanılmaz ölçüde sıkıcı ve aptaldı. (Martin Eden)
* Bir gemi filosunun hızı, içindeki en yavaş geminin hızıdır.
* Sadece insan türünün erkeği dişisini öldürür. (Ademden Önce)
* Bir şeyler yapabilecek olmak ama onları yapmaya önem vermemek!
* Yolu cehennemden geçmişler, kimselere benzemez. (Bir Dilim Biftek)
* İnsan yenildiğini düşünürse, yarı yarıya öyle sayılır. (Beyaz Diş)
* Ne söylediğinizi biraz da nasıl söylediğiniz belirler. (Martin Eden)
* Onu sürükleyen şey, içinde ölüp gitmek istemeyen hayattı. (Ateş Yakmak)
* Kendi başının çaresine bakan bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olamaz.
* Doğa, her normal adamı olduğu gibi Martin’i de aşk amacıyla tasarlamıştı.
* Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü.
* Hay şu dünyanın tekerine! Neden sürekli dönmeli ? Nerede bunun geri vitesi?
* Güzellik değerlidir, ama ben daha önce değerini hiç bilememişim. (Martin Eden)
* İnsana ait düşüncelerin doğruluğu karşısında insan hayatının değeri nedir ki?
* Yüksek sınıfın devamı ancak başka sınıfların ezilmesi ve yıkılmasıyla mümkündür.
* Düşünüyorum, yine düşünüyorum ve kendimi düşünmekten alıkoyamıyorum. (Demir Ökçe)
* Gidişat hiç hoşuma gitmiyor.Hiç de yoluna girecekmiş gibi hissetmiyorum. (Beyaz Diş)
* Bir şey gördüğünüzde, hepsini, bütününü görmelisiniz, yoksa görmenin ne anlamı kalır?
* Herhangi bir şeyin varolması, onun varolmaya uygun olduğunun yeterli bir doğrulamasıdır.
* Tutumunu ve davranışını onlar için anlaşılır kılacak yeterli sözcükler hiçbir dilde yoktu.
* Yoğun ve umarsız biçimde cahili oldukları çok daha büyük bir şey vardı: Hayat. (Martin Eden)
* Başkalarına yardım edemeyecek kadar uzun süredir günah ve riya içinde yaşıyorum. (Demir Ökçe)
* Ben işçi sınıfı içinde doğdum. Coşku, hırs ve ülkü denen şeyleri çok genç yaşlarda keşfettim.
Jack London Martin Eden Alıntı
* Yoksulluk, yoksul olmayan bazıları için, varoluşun iyi olmadığı durumu simgeleyen bir sözcüktür.
* Düşünceyi izleyemediği zaman, hatanın düşüncede olduğuna inanmak, dar görüşlülüğün eski dramıdır.
* Bir şeyin var olması, varlığını sürdürebilecek kadar güçlü olduğunun göstergesidir. (Martin Eden)
* Neden sosyalist olduğumu sana söyleyeyim. Sosyalizm kaçınılmazdır. Köleler ona katlanmayacaklar.
* Hatalarımız da bizimdir. Biz bu hatalarımızı niye bir türlü kabul etmek istemeyiz ki. (Martin Eden)
* Herhangi bir şeyin varolması, onun varolmaya Jack London Sözleri uygun olduğunun yeterli bir doğrulamasıdır.
* Güzellik seni incitir. Ebedi bir acıdır içinde, tedavi olmayan bir yaradır, ateşten bir bıçaktır. (Martin Eden)
* Hayatı, olduğu gibi, insanın ruhunu titreten, içine işleyen her şeyiyle birlikte yansıtmak istiyordu. (Martin Eden)
* Köpeğe verilen bir kemik yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir.
* Dünyanın güçlülere ait olmasında şaşacak bir şey yoktu. Köleler, kendi köleliklerine saplantıyla bağlıydı. (Martin Eden)
* Senden daha fazla ayrı kalamayacağım için, yüreğim beni buna zorladığı için, gelmek istediğim için buradayım. (Martin Eden)
* Bir insanın düşüncelerini alıp, allayıp pulladıktan sonra yine ona sunarak istediğiniz kişiyi kandırabilirsiniz. (Martin Eden)
* Senin de fikirlerin, tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş; eylemlerini toplumsal onay biçimlendirmişti. (Martin Eden)
Jack London Sözleri Resimli
* Geçmişimi biliyorum ama üstünde pek fazla düşünmüyor gibiyim. Bugünde yaşıyorum. Ne geçmişe ne de geleceğe kafa yoruyorum. (Yıldız Gezgini)
* Bugünden geriye baktığımda hayatlarımızın ve kaderlerimizin nasıl da en küçük rastlantılara bağlı olduğunu açıkça görüyorum. (Ademden Önce)
* Her şeyden önce, sevmek, sevilmekten daha iyi ve güzel diye düşündüm. Hayatı öyle değerli kılıyordu ki, bu nedenle insan ölmek istemiyordu.
* Kuşkusuz, ‘evren’in yaratıcısı daha iyi bir yöntem tasarlayabilirdi; ama bu belirli ‘evren’in yaratıkları, bu belirli yönteme katlanmak zorundaydılar.
* İçinde yaşadığımız daimi güvensizlik çağında yaygın olan içimdeki başıboş korku içgüdüsü birden harekete geçince yalnız olduğumu fark ettim. (Ademden Önce)
* Hiç kimse tarafından korunup kollanmamış. Hep kendi başının çaresine bakmış. Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olamaz. (Martin Eden)
* Bir zamanlar öylesine saftım ki; yüksek eyguzelsozler.com mevkilerde oturan, iyi evlerde yaşayan, öğrenim görmüş ve bankalarda hesapları olan insanları saygı değer kimseler sanırdım.
* Kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum. (Martin Eden)
* Halbuki güzelliği içlerinde hisseden insanlardan olsalardı, o parlayan gözlerin ve hararetlenmiş yüzün, gencin aşkla ilk tanışmasının belirtsi olduğunu anlayabilirlerdi. (Martin Eden)
Jack London Sözleri Sevgiliye
* Oysa aşk, aklın ötesinde, üstündeydi. Akıl vadisinin ötesindeki dağların zirveleriydi aşkın memleketi. Varoluşun yüce bir hali, yaşamın zirvesiydi ve çok ender bulunurdu. (Martin Eden)
* Açlık çekerken, düşünceleri sık sık dünyada açlık çektiğini bildiği binlerce kişi üzerinde duruyordu, ama şimdi karnı doymuşken beyni artık açlık çeken bu kişilerin düşüncesiyle dolu değildi.
* Martin eden için neden biraz üzülmeyeyim? Martin eden bendim. Martin eden bir bireyci idi, bense bir sosyalist. İşte bu nedenden ben yaşamaya devam ediyorum ve işte bu nedenden martin eden oldu.
* Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da… Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu. (Kızıl Veba)
* Hâlâ kitap okuyordum, ama artık eskisi gibi tutkuyla değil. Bugün de hala kitap okurum, ama hiçbir zaman, bana yaşamın gerisindeki gizemi çözme isteğini fısıldayan gençlik tutkusunun o eski heyecanıyla değil. (John Barleycorn)
* İnsan en tuhafıydı yaratılanların; doymak bilmez, hoşnut kalmaz, Tanrı’yla ya da kendiyle asla barışık olmayan, günlerini huzursuzluk ve boş gayretlerle geçiren, geceleri kasıtlı ve yanlış arzuların nafile düşleriyle dolu. (Yıldız Gezgini)
* Ben, benim ve kendi beğenilerimi insanların bağlaşık yargılarına tabi kılmayacağım. İnsanların çoğunluğu bir şeyden hoşlanıyor ya da hoşlandığına inandırılıyor diye, benim de o şeyden hoşlanıyor taklidi yapmam için dünyada hiçbir neden yok.
* Bir Çin atasözü vardır; der ki: “Eğer bir adam tembelce yaşarsa, başka bir insan açlıktan ölür.” Montesquieu da şunu söylemiştir: “Birçok insanın bir insanı giydirmek için çalışması, birçok insanın giysisiz kalmasının nedenidir.” (Uçurum İnsanları)
* Karşılaşmış olduğu bu avukatlar, subaylar, işadamları ve banka veznedarları ile tanımış olduğu işçi sınıfları arasındaki farkın; yedikleri yiyeceklerin, giydikleri elbiselerin, yaşadıkları semtlerin farkından başka bir şey olmadığını biliyordu Martin Eden.
* Kendileri uğruna mücadele ettiğim ve sabahlara kadar çalıştığım şeyler bana ihanet etmişti. Başarı, bunu hor görüyordum. Ün, soğumuş bir küldü benim için. Sosyetenin kadın ve erkekleri; rıhtımlar üstündeki kadınlar ve erkekler; bunların kafaca düşkünlükleri beni hayretler içinde bırakıyordu. (John Barleycorn)
