Mehmet Deveci Sözleri

15.06.2021
Mehmet Deveci Sözleri

Mehmet Deveci Sözleri, Mehmet Deveci Sözleri Kısa, Mehmet Deveci Dua Sözleri, Mehmet Deveci Cuma Sözleri, Mehmet Deveci Sözleri Tumblr, Mehmet Deveci Onsuz Olmaz Sözleri, Mehmet Deveci Resimli Sözleri, Mehmet Deveci Dostluk Sözleri

Mehmet Deveci’nin En Güzel Sözleri

Mutluluk, huzur, tasa ve ölüm için oturup bekleme kalk, bir şeyler yap.

Relaks dünya, kasma kendini! Sadece biraz kalıp gideceğiz.

Kapatıyoruz dükkânı; dışarıda bir tabela; “Yâre gittim dönemem.”

Bazen de için için konuşmaktır susmak.

Gözlerin görmediği yerden söylüyorum: Bizi bağışla, bize acı, bizi yolundan ayırma.

Ben içimden koşup yorulunca sana geliyorum.

Hüzünlü bir şarkının son mısrası gibiyiz; ulaşılmayan, dinlenilmeyen, söylenilmeyen.

İnsanın kendine ait olan tek şeyi yaralarıdır. Dizlerinin yarası, gönlünün yarası, ömrünün yarası…

Fazla ve kalabalık ne varsa bir kenara çekiliyor.

Yazmak; düşlerde olanın, akılda kalanın yitip gitmesine kıyamamak belki de.

Sessizlik ağırdır, herkesle çekilmez.

Reklamlar

Nasılsa anlamıyor kimse kimseyi, uzun uzun susalım artık.

Belki hayattaki birçok şey yordu beni; ben de tüm bu olanları hayra yordum.

Bizler dünyanın içindeyiz ama içimizde dünyalar var

İnsan, dünya sahnesinde olduğunu unutup, bütün hikayeler mutlu sonla bitsin istiyor.

Elimizde olmayan duygular kalbimizden gelir. Elimizden gelmeyen şeyler de kalbimizin sahibinden istenir.

Şifalı cümleler kur bana; zarif sessizliklerle süsle.

Susmak, gece gibidir bazen, en siyah renkleri bile örter.

Dünyayı sırtından indirince daha hızlı koşarsın; bak kuşlara.

Geceyi seviyorum fazla ve kalabalık ne varsa bir kenara çekiliyor.

Nereye yakışsam, oraya uzağım.

Belirsizliğin seni allak bullak ettiği zaman dilimlerinde bazen bir âyet, bazen de bir türkü takılır yüreğine.

Bazen yaz rehaveti bazen de bahar dirilişi. Amaç her mevsim yeşil kalabilmektir oysa.

Mehmet Deveci Sözleri Kısa

Sığınacağın tek şey dua; o da olmasa içinin odalarında daralıp duracaksın.

Bir müminin duasında da anılmamışsan; var ağla, git ağla, hep ağla gönül.

Reklamlar

Ben de böyleyim işte; kimsenin bakmadığı şeylere bakar. Kimsenin sevmediği şeyleri severim.

Bizi bize bırakma Allah’ım, ne olur ne olmaz.

Rabbinin yazısına teslim ol. Bazen kazanmak da bir imtihandır. Bazen kaybetmek de güzeldir

Kin tutma; vefa tut, hatır tut, muhabbet tut.

İnsan susunca konuşmuyor sanılır. Oysa en şiddetli kelimeler, sükûtun içinde gizlidir.

Dost, en hesapsız zamanlarda hiç çekinmeden yüreğine, kalk ben geldim deyip girebilendir.

Sevmek, mırıldanmaktır. Bağırırsan delilik olur.

Geceyi seviyorum. Fazla ve kalabalık olan ne varsa bir kenara çekiliyor sanki.

Biz biliriz ki; hüzün huzurun nazlı kapısıdır.

Yorgunluk bir elbise üzerimizde ve hiç eskimiyor.

İçimdeki boşluk kaç harfliyse bir türlü dolmuyor.

Sevdiğin şeyleri yap, en çok da yüreğine iyi bak onu iyi tanı, ona ne iyi geliyorsa onu yap.

Dostluk, yoklukta imtihan edilir.

İnsanın ömründe bir Hira’sı mutlaka olmalı; bir de azık getiren Hatice’si.

İnsan çoğu şeyi unutmaz. Hele de o şey yarım kalmış bir şeyse asla unutmaz.

Reklamlar

Yani anlayacağınız, hayat kitabımızın sayfası bitince asıl hikâye yeni başlıyor.

Geçiyor be; sana yorgunluğu kalıyor belki ama geçip gidiyor her şey.

İçimde daha kapağı eyguzelsozler.com açılmamış bir yığın düş var.

Bazen kazanmak da bir imtihandır.

İçe bağırmak yorar. Dışa bağırmak ise toplar. Biz, yorgunluğu seçtik.

Havanın soğuğu üşütür de, insanın soğuğu incitir.

Aklımızda hoş bir melodi gibi kalan insanlar var. Uzak bir manzara gibi kalan buruk bir tat olarak kalan aklımızda kalan, oranın en güzel misafiri olan insanlar var.

Okuduğun bazı kitaplar seni dinler, seninle konuşur, sana cevap verir,  gözyaşlarını siler, yol gösterir ve seninle birlikte susar.

Ha bak! Bizim çocukların adı da belli oldu aslında. Oğlan olursa Kudüs, kız olursa Filistin.

Vatan; Onun yedeği yok. Onun alternatifi yok. Öleceksek de, yaşayacaksak da bu, onun içinde olacak.

Mazlumlar ağlamaya bile vakit bulamadan ölüyorlar. Küçücük çocukları kocaman mermilerle şehit ediliyor.

Birlikte konuşabileceğin bir yığın insan varken etrafında, beraber gönül inşirahı ile susabileceğin insan sayısı oldukça azdır. Bu yüzden susmak; sade, zarif ve azdır

İyi kitaplar çok satılan değil; okuyunca hayata bakış açınızı değiştiren, hayatınıza anlam katan ve her iki dünyada da işinize yarayan kitaplardır.

Kudüs sevdasını, ağrısını mahşere bırakmayın! Yaşıyorken, hayattayken sevin Kudüs’ü, özleyin, dua edin.

Kızgınlıklar zamanla yerini kırılmaya bırakıyor. Kırılmalar zamanla yerini susmaya, susmalar alışmaya, alışmalar ise yerini hiçbir şeye bırakmıyor. O, yeni bir yaşam şekli olarak kalıyor ömründe. Kırılmış ve bunu artık kabullenmiş biri olarak dönüp duruyorsun kendi içinde.

Noktadan sonra bitmeyen yazılar, tamamdan sonra bitmeyen konuşmalar, “geçti artık” dedikten sonra geçmeyen acılar var.

Aynı kitabı okuyanlar, bir gün bir duyguda mutlaka buluşurlar.

Ayakta iyileşmek zorundasın. Devam ederken iyileşmek zorundasın, işinle gücünle, aşınla telaşınla uğraşarak iyileşmek zorundasın. Hiçbir şeyim yok diyerek iyileşmek zorundasın. Unutarak iyileşmek zorundasın. Durunca ağrır.

Hayatımdaki gürültü miktarı az da olsa o çok olan sessizliği yine de özlüyorum. Gürültüde yitip, sessizlikte kendimi yeniden buluyorum.

Güzel çıkalım diye, bakışlarımızı bile düzelttiğimiz bir poz kadar değer vermiyoruz yaşantımıza. Oysa en güzel resmi Allah Çeker.

İnsanın yüreğine usulca dokunan şeyler vardır. Bunlar ne gözle görülür ne de elle tutulan şeylerdir. Sadece yürekten hissedilen şeylerdir.

Kelimeler bile içinizdekileri anlatmaktan acizken, insanların sizin ne dediğinizi anlamasını beklemeyin.

O’nun adıyla olsun her şey, O’nun adıyla atalım adımlarımızı ağaran güne, O’nun adıyla başlayalım; zamana, sabaha, imtihana Bismillah olsun ilk kelam.

Hiç bir kelime ne tarif edebiliyor, ne de anlatmaya yetiyor içimizdekini. Elimizde olan tek ve en güçlü sığınağa; duaya döküyoruz içimizi.

Kendine bir iyilik yap ve namaza başla! Yaren olsun sana, can olsun, dost olsun en ıssızlığına. Seni Adem kılsın.

Okuduğum onca kitap ve konuştuğum birçok kelime bana, susmanın en büyük ilaç olduğunu öğretti.

Aradığın kaybettiğin şey sensin. Sık yüreğini gözlerinden akıt kendini, avuç içlerine al ve yüzüne sür, sür, sür. İçine çek yeniden değişik bir şeyler yap, çağın alabildiğine bozulmuşluğuna inat. Kendine bir iyilik yap; yüreğin sana geri gelsin.

Okunmak istiyorum. Senin tarafından anlaşılmak istiyorum. Bunu istediğim kadar yanlış anlaşılmamak da istiyorum. Eğer bu mektup elindeyse, sana gönderebilmişsem beni oku. İçimi oku. Anlatılmamış yorgunluklarımı oku.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.