Aret Vartanyan Sözleri

Bu yazımızda neler okuyacaksınız: Aret Vartanyan Sözleri, Aret Vartanyan Güzel Sözleri, Aret Vartanyan Kitap Sözleri, Aret Vartanyan Kısa Sözleri, Aret Vartanyan Aşk Sözleri, Aret Vartanyan Sevgi Sözleri, Aret Vartanyan Yalnızlık Sözleri

Reklamlar

Aret Vartanyan Sözleri

Vazgeçmiyorsan, umut var demektir.

Karanlık çöktüğünde, yalnız kaldığında anlıyor insan, günlük hayatın ruhundan alıp götürdüklerini.

Erkekler güçlü kadınlardan hoşlanmıyorlar.

İnsanlara karıştım, gözlerine baktım, yüreklerinde yer buldum. Sorum aynıydı, Gerçekten yaşıyor musun? Yoksa sadece nefes mi alıyorsun?

İnsanlar ihtiyaç duyduklarında yanımızda oluyorlar, bizi şımartıyorlar, istediklerini aldıklarında yok olmuyorlar mı?

Her gün biraz daha ölerek yaşamak mıdır hayat?

Geçmişini kurcalamayı bırak. Bugünkü sorunlarını çözebiliyorsan zaten geçmişini çöküyorsun demektir.

Bir insan, bir insanın her şeyi olamaz.

Yalnızlıktan kaçmaya çalıştıkça insan, kayboluyor gereksiz kalabalıkların ortasında. İçindeki gürültüye teslim oluyor.

Aldatan erkek çapkın, aldatan kadın fahişe olursa ahlak sistemi nasıl adil olabilir ki?

Reklamlar

Geçmişin izlerini, geleceğin korkularını silmeden gidebileceğim bir yer yoktu. İkisini de beceremedim.

Aslında sadece görmek istediğini görmüş olacaksın.

Hayatımdaki bazı şeyler kalsaymış, bazı şeyler hiç olmasaymış, bazıları zamanında gitseymiş keşke. Keşke mi? Ne boş laflar bunlar! Söylediklerimin anlamsızlığını ikimiz de biliyoruz.

Sen koşulsuz sevdin mi ki, koşulsuz sevilmeyi bekledin?

Geceleri odamda hayaller kuruyor, okuduğum kitap­larla güvenimi tazeliyordum. Sonra hepsi uçup gidiyordu güneş doğduğunda.

Bazen de hayalimdeki sahnelere gideceğiz. Seninle bazen deniz kenarında, bazen bulutların üzerinde, bazen de boşlukta buluşacağız. Çoğu zaman odamda olacağız. Sen nasıl hayal edersen öyle döşenecek odamın kendisi de.

İnsanların çoğu aşkı tanımlarken, aşk sandıkları yanılsamaları yaşıyorlar.

Bazen gördüğümüz halde görmemezlikten geliriz birçok şeyi. Sanırlar ki, kandırıldık, uyuduk, fark etmedik. Oysa sen yüreğine taş basarak gözlerini başka yana çevirmişsindir. Bil ki, gerçekten senin olan hiçbir şey seni bırakmaz. Yeter ki sen kendini terk etme.

Gitme zamanı geldiğinde, sadece acizler yerinde bekler. Cesurlar yol alır.

Eğer birisi seni, onun istediği gibi olduğun, onun kurallarına uyduğun için seviyorsa bu gerçekten seni sevmek değildir. Seni sen olduğun için değil, onun istediği gibi olduğun için seven birisinin sevgisi gerçek değildir. Seni seven seni her koşulda sen gibi sever. Bırak onun istediği gibi olmayı, seni ne paran, ne unvanların, ne başarın, ne de başka bir şey için sever. Sadece sen olduğun için sever.

Reklamlar

Sana yanlış ya da doğru da demeyeceğim… Sadece kendi yaşamımda, kendi bulduklarımı, bana yaşattıklarını önüne sereceğim. Bana göre, benim için evrensel anahtarı dizlerinin dibine bırakacağım.

Daha güçlü aşık oldukça daha fazla korktum.

Yunus Emre misali bir ben vardı benden içeri ve gel gör ki dışarıya göstermeye çalıştığım bambaşka bir ben vardı. Ne içimdeki ben ne de onun ardındaki bendi. Bambaşka bir ben. Odama giren ben başka biriydi, sokağa çıkan başka.

Ben bir kelebeğim yarın öleceğim. Bir günüm var o da bugün. Gün de bitti geriye kalan sadece gece. Bu gece benim son gecem. Son ana kadar sonunu kabullenmeyeceğim son gecem.

Beğenilmemek, artık tercih edilmemek etrafımızdaki insanların eksilmeye başlaması.

Kaybetmeyi bilmeyenler, yenilgi tatmayanlar kazanmanın getirdiklerini bilemez. Hiçbir şey yapmadan, risk almadan yaşayarak ben kaybetmedim diyenler asıl kaybedenler olur.

Korku bizlere öğretilir. Çocuk korkuyu bilmez sonradan öğrenir.

Nazı en çok geçtiği için çok üzdüğü, en az sevgisini gösterdiği sevdikleri olur bazen insanın. Ben çok geç öğrendim aslında gerçekten seni seven insanların tek istediği şeyin senin sevgini görmek olduğunu!

Düşünce dünyayı yalnızca coğrafi olarak değil psikolojik olarak da parçalara ayırmış durumda.

İnsan, kendisini geçmişiyle değerlendirmekten vazgeçtiği an yenilenmeye başlar. İnsan, geçmişin illüzyonlarının yakıştırmalarından sıyrıldığında hissetmeye başlar.

Her şey tek birken, ben tek ve bir olamıyorum yine sen gibi.

Reklamlar

Ben de yaşamak istiyorum. Öyle bir yaşamak ki, geçmişe baktığımda pişman olmak istemediğim. Sen gibi ben de istediğim gibi yaşamamış olmaktan korkuyorum hâlâ… Her gün güneş doğuyor, sonra batıyor, takvim yaprakları kopup gidiyor. Hâlâ korkuyorum. Hata yapmaktan, acı çekmekten, başarısız olmaktan, boşa yaşamış olmaktan… Ve hâlâ soruyorum kendime, hâlâ sorguluyorum yaptıklarımı, neredeyse her an…

Özledim. Konuşmanı, suskunluğunu, seni özledim.

Şimdi sana ”Seni seviyorum” desem bu benim başkalarını sevmeme engel olur mu? Sadece seni sevip başkalarını sevemiyor olabilir miyim? Sevgi yürekten mi zihnimden mi besleniyor? Sevgi bir günaha, bir ayıba dönüşebilir mi?

Artık öğrendim ki geçmişteki kararlarımız için duyduğumuz pişmanlık, kendimize yaptığımız en büyük hakaret.

Ölümle barışmayan, yaşamla hiç barışamaz.

Elimizde oyuncaklarımız, yüreğimizde umutlarımız, ruhlarımızda yaralarımızla yaşıyoruz. Hayallerimizden vazgeçmekle vazgeçmemek arasında gelgitlerdeyiz.

İstemediğin, inanmadığın şeyleri yapmaktan, istediklerini yaşayamamaktan sıkıldın.

Gurur yapacak değilim, söylüyorum işte; sana ihtiyacım var.

Her vazgeçiş yeni bir başlangıçsa, neden vazgeçmekten, bırakmaktan bu kadar korkar insan?

Belki ben anlatamadım, belki onlar beni anlamadılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir