Ahmet Telli Sözleri

Bu yazımızda neler okuyacaksınız: Ahmet Telli Sözleri, Ahmet Telli’nin Sözleri, Ahmet Telli Kısa Sözleri, Ahmet Telli En Güzel Sözleri, Ahmet Telli Beğenilen Sözleri, Ahmet Telli Güzel Sözleri, Ahmet Telli Resimli Sözleri

Reklamlar

Ahmet Telli Sözleri

Sen yüreğin kadar büyüksün unutma.

Gün biter gülüşün kalır bende, anılar gibi sürüklenir bulutlar.

Burada yağmur yağıyor aralıksız yağıyor günlerdir ama sen yine de şemsiyeni almadan gel ilk otobüsle.

Resimlerdeki kuşlar gibi el sallamıyor sana dostlar, hala tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret ve hala başı bulutlarda bir çınar gibi esenliyorlar, yanımızda değil, yanan kanımızdasın ey nazım hikmet.

Sevda ile hasret varsa eğer, zulüm varsa mapusluk varsa ayrılıklar yakıyorsa içimizi gurbet mutlaka olacaktır.

Sımsıcak konuşurdun konuşunca ırmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı.

Bir yolcu hüznüyle geçiyor ömrümüz.

İnsanın var olduğu her yerde gurbet mutlaka olacaktır.

Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Gene dene gene yenil.

Reklamlar

Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün.

Hiç özlemedim seni, özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.

Karşılığı yok hiçbir acının her şey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum her gün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.

Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar. Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

Biten bir aşk için söylenecek söz şu olmalı: “Güzeldi yine de…”

Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.

Dedi ki o: Yoruldum insan olmaktan, insan yorulur bazen insan olmaktan.

Yüreğim diyorum, kekeme, alıngan, serseri yüreğim sen nerden bilebilirsin bir şiirin nasıl yazıldığını.

Gün biter gülüşün kalır bende…

Saçlarındı diye düşünüyorum ömrümüzü çözdükçe savrulan rüzgârdı saçların ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru; -Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm kendimi, seni ve bütün dünyayı.

Beni artık kimseler aramasın, aşkın en tabanında yattığım anlaşılmasın.

Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.

Reklamlar

Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi.

Kapağı açılmayan kitaplar, unutulmuş aşklar gibidir. Kitaplardan söz edelim.

Aşklar mı diyordun, anladım. Senin incindiğin, benimse yollara düştüğümdür yeniden.

Büyülendim ama büyüyemedim. Aklım ermedi aynalara ve suya. Yüzümü gösterip kalbimi neden, sakladıklarını öğrenemedim.

Büyülendim ama büyüyemedim. Aklım ermedi aynalara ve suya yüzümü gösterip kalbimi neden sakladıklarını öğrenemedim. Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.

Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu.

Söylenecek bütün sözler sevincin ve sevdanın savunulmasına dairdir. Ve şimdi onlar yaralarını saracak birilerini beklemektedirler.

Hangi şehirde yoksan ben kayboluyorum orada.

Sığındığım her yer adınla anılır. Ben girerim sokağı devriyeler basar. Bir de gülüşün eklenir kimliğime.

Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın, kaybedilmeye değer en güzel anında bitirilmişse eğer.

Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.

Reklamlar

Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf’tum belki.

Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde.

Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir. Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.

Ömrüm diyorum şimdi ömrüm. Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız. Öyle kal çünkü bu dünyada, sana en çok mutsuzluk yakışıyor.

Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.

Saçlarına gül takmam. Bir ırmak gibi akıtırım ovaya. Soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı.

Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpusken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.

Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.

Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de. Özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun?

Bunca acıyı bunca aşkı nasıl da sığdırmışsın yüreğine, istersen al koy kendi ellerinle.. Fırtınaları da. Sen yüreğin kadar büyüksün unutma.

Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince. Suçlamak istemesen de hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün.

Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.

Dedi ki o: Yoruldum insan olmaktan İnsan yorulur bazen insan olmaktan.

Hiç özlemedim seni. Özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir