Stefan Zweig Sözleri

Stefan Zweig’ın eserleri geniş bir okuyucu kitlesi tarafından beğenilmiş ve popülerlik kazanmıştır. Özellikle “Satranç” ve “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” gibi eserleri, edebi değerleriyle tanınır ve hala okunan önemli eserler arasındadır. Zweig, hayatının son dönemlerinde Nazilerin yükselişi ve II. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar nedeniyle Avusturya’yı terk etmiş ve intihar etmiştir.
Stefan Zweig Sözleri Kısa
* Sabırsızlık korkudur.
* Ölümüm sana acı verseydi, ölemezdim.
* Kaybetmek için bazen sevmek yeterliydi.
* Savaşacağım tek şey, içimdeki diğer bendi…
* İnsanlığın ötesinde bir vatanım yok benim…
* Dar karenin içinde özel ustalar yaratır satranç.
* Tüm katı insanlar gibi mizah duygusundan yoksundu.
* Dokuz yıl oldu ve sesinin tek bir tonu değişmemiş.
* Hiçbir şey zekayı tutkulu bir kuşku kadar bileyemez.
* Aşk, tedbirden yoksundur; düşünmez, sadece hayal eder.
* Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet.
* En içten sevgiler bile karşılık görmeyince sönüp gider.
* İçte tutulan gözyaşları akıtılanlardan daha acıtıcıdır.
* Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.
* Bir tabutun üstündeki çiçeklerin, ne anlamı olabilir ki?
* Bütün yalnızlar gibi özgür ve bütün özgürler gibi yalnız.
* Belli bir amacı olmayan her şey bir yanılgıdan ibarettir.
* Gerçek güzellik, dış görünüşte değil, iç dünyada saklıdır.
* Dünyayı değiştiremiyorsan dünyanı değiştirirsin. Hepsi bu.
* Herkese yürümüşsün caddeler boyu, bana gelince yorulmuşsun.
* İnsanları mahkum etmektense, anlamak beni daha mutlu kılar.
* Gerçek adalet, güçlü olanın zayıf olanı ezmemesiyle başlar.
* Karakteri sağlam insanlar için utanç verici bir ölüm yoktur.
* Değerli olan her zaman için gerçeğin yarısı değil, tamamıdır.
* Eğer kendini satacaksan en azından iyi bir ücret almalıydın.
* Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz.
* Ruhu çoktan ölmüştü, geriye öldürülecek yalnızca bedeni kalmıştı.
* Büyük insanlar daima itilir, dışlanır ve yalnızlığa mahkum edilir.
* İnsanlar her zaman kendilerine en yabancı olan şeye hayran olurlar.
* Ölçüyü her zaman kendi elinde tutan kişi, gerçek ağırlığını unutur.
* Üç beş budala siyasetçinin yıktığını onarmak için on yıllar yetmez.
* Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.
* İnsanın utanması bakışlarla çarmıha gerilir ve sözcüklerle kırbaçlanır.
* Tıpkı aşkta olduğu gibi satranç için de bir partnere gereksinim duyulur.
* En büyük mutluluk, sahip olduklarımızla yetinmek ve onları takdir etmektir.
Stefan Zweig Sözleri Sevgi
* Başkaları söz konusu olduğunda insan her zaman çok akıllı ve çok nesneldir.
* Zengine verilir, daha çok zenginleşsin diye. Fakirin ise elindeki bile alınır.
* Hiçbir şey küçük yaşta kurulan bir hayalin gerçekleşmesinden daha güçlü olamaz.
* Hayal gücü adı verilen şey insanların çoğunda az da olsa keskinliğini yitirmiştir.
* Her şeyden önce, insan olmak; sevgi, anlayış ve merhametle dolu olmayı gerektirir.
* Halkı eğitip gençlere bir şeyler öğretecek yerde yaşayan sözcükleri sakatlıyorlar.
* İnsanlar fırtınalardan sonra bitkilerde olduğu gibi daha taze, daha canlı görünür.
* Satrançta kendine karşı oynamak, kendi gölgenin üstünden atlamak gibi bir çelişkidir.
* Hayatta asıl olan, ne kadar çok nefes aldığınız değil, ne kadar çok an yaşadığınızdır.
* Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim.
* Hazlar bizim için yaratılmış değildir; biz sırtımızdaki yükü mezera kadar taşıyacağız.
* Öfke insanda yalnızca kötümser değil aynı zamanda eleştirici bir kişilik oluşturuyordu.
* Ruhunu geniş tutmasını erken öğrenebilmiş kişi, sonraları dünyaya içine sığdırılabilir.
Stefan Zweig Sözleri Bir Lider
* Bu dünyada yoksul insanın hep ezilen, aşağılanan, kurban edilen insan olduğunu biliyordum.
* Gücüne güvenerek savaş hazırlığına başlayanlar, silahlanana kadar hep barıştan söz ederler.
* Herkesin bu derece birbirine benzediği bir toplumda, yalnızca anormalliğin bir değeri vardır.
* Bir insanın yaşamında ulaşabileceği en büyük hazine, başkalarına yardım edebilme yeteneğidir.
* Kimse kırlarda dolaşmıyordu. İnsanlar sanki konsolun üstüne bırakılan birer biblodan farksızdı.
* Yaşın ilerledikçe kimseyle uğraşasın gelmiyor, kendini yetiştirememiş insanlardan uzaklaşıyorsun.
* Bitkinlik ve çaresizliğin insan bedeninde bu denli ifade bulduğunu daha önce hiç tanık olmamıştım.
* Yardım etmek için de bu duyguya ihtiyacınız vardı, karşınızdakinin size ihtiyacı olduğu duygusuna.
* Tek bir cesur insanın başarısından, tüm bir kuşağa yetecek şevk ve cesaret doğar; bu daima böyledir.
* Ama o andan beri biliyordum ki, insanın vicdanı hatırladığı sürece, hiç bir hata unutulmuş değildir.
* Hiçbir düşünce, tek başına gerçekliğin bütününü oluşturamaz; ama her insan, başlı başına bir gerçektir.
* Fedakarlık ederek yüksel, başkalarının kaderiyle hemhal olarak her acıyı paylaşarak ruhunu zenginleştir.
* Gerçek adalet, herkesin eşit şekilde muamele gördüğü, insanların haklarının korunduğu bir ortamda bulunur.
* Eğer rüzgar ayakkabılarımızın hemen ardından bizden kalan son izleri de yok edecekse, neye yarardı yaşamak.
* Bir mucizenin gerçekleşmesi için tek bir insanın buna kesinlikle inanması ve girişimlerde bulunması gerekir.
* Senden rica ediyorum, beni dinleyeceğin bu çeyrek saat için yorulma. Çünkü ben seni sevmekten hiç yorulmadım.
* Gerçek sanat, kalbinde derinlik taşıyan, insanı düşündüren ve onu insan olarak daha yükseğe çıkaran sanattır.
Stefan Zweig Sözleri Lider Hakkında Sözleri
* Satrancın çekiciliği tek bir şeyden kaynaklanır; stratejinin farklı beyinlerde farklı biçimlerde gelişmesinden.
* Satrancın çekiciliği tek bir şeyden kaynaklanır; stratejinin farklı beyinlerde farklı biçimlerde gelişmesinden.
* Dünyada bir şeyi yarım söylemek ya da yarım bırakmak kadar kötü bir şey yoktur. Her kötülük bu yarım işlerden çıkar.
* Merhamet duygusunu dizginlemeyi bilmek gerek; yoksa, ilgisizlikten de kötü sonuçlar verebilir, daha zararlı olabilir.
* Fakat daha dün pek çok değerli ve eşsiz bulduğu o şeyler şimdi bütün değerlerini yitirivermiş, gözünden düşüvermişti.
* Ilımlı bir mutluluk da talihsizlik kadar kışkırtıcı olabilir, umutsuzluğun getirdiği sürekli bir doyumsuzluktan daha tekinsizdir…
* Uğruna bütün hayatımı bir kenara fırlatmaya hazır olduğum bir insan için, elinin tersiyle kovalayacağı bir sinek kadar değerim yoktu.
* Suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, bütün yalnızlar gibi özgür ve bütün özgürler gibi yalnız.
* Yeryüzünde özgürlüğü yayabilenler ve ayakta tutabilenler, yalnızca herkes ve her şey karşısında kendi özgürlüklerini koruyabilenlerdir.
* Muhtemelen kitabı hemen elime alıp okuduğumu düşüneceksiniz. Kesinlikle hayır! Önce bir kitabım olmasının sevincini yaşamak istiyordum.
* Kişi sadece ve sadece kafasından geçenlerin peşinden gittiği; yaşamından bir inanç, inancından bir yaşam yaptığı sürece etkili olabilir.
* İnsanlar, kendilerine haftalarca, aylarca korku salan birini, belirsizlikle ruhlarına zarar veren ve isteklerini felç eden birini affetmezler.
* Daima kaba kuvvetin galip geldiği adaletsiz ve gaddar bir dünyada adil kişi, bulunduğu yerden kopup Tanrı’ya yönelmekten başka ne yapabilirdi ki?”
* Yaşamımda ilk kez, yeryüzündeki en büyük kötülüklerin kaynağının vahşet ve kötü niyet değil, kişilerin yenemedikleri zayıflıkları olduğunu anlıyorum.
Stefan Zweig Sözleri Tumblr
* Küçük, basit insanlar, kendileri gibi aynı kadere boyun eğenlere alçak gönüllü bir özgürlüğü hoş görmezler de, bir prense koca bir serveti hoş görürler.
* Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler. Şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız.
* Alçak ruhlu insanlar, bir prensin muazzam bir talihi olmasını hoş görürler de, kendileriyle zincire vurulmuş kimselerin en ufak bir hürriyet etmesini hazmedemezler.
* Ama en kötüsü sorgulama değildi. En kötüsü, sorgulamadan sonra hiçliğime geri dönmekti; aynı masanın, aynı yatağın, aynı leğenin, aynı duvar kâğıdının olduğu aynı odaya.
* Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.
* Akıl her zaman yalnızca düzenleyici bir güçtür; ama hiçbir zaman tek başına yaratıcı bir güç değildir; asıl üretici yan, gerçekten de hep bir deliliğin varlığını şart kılar.
* Akıl her zaman yalnızca düzenleyici bir güçtür; ama hiçbir zaman tek başına yaratıcı bir güç değildir; asıl üretici yan, gerçekten de hep bir deliliğin varlığını şart kılar.
* Size içimi açtığım ve duygularımı önünüzde sergilediğim için kendimi daha iyi hissettiğimi sanmayın sakın. Hayatım paramparça ve hiç kimse onları yeniden bir araya getiremez.
* Umutsuz bir şekilde seven kimse bir an gelir ki ihtirasını dizginleyebilir: Çünkü o yalnız acı çeken değil, çektiği acıyı yaratan kimsedir. Bunu başaramazsa demek ki kendi hatası yüzünden acı çekmektedir.
* Artık o yabancı biri gibi, benimle yabancı gibi konuşuyor ve hiç benim hayatımı düşünmüyor ne hissettiğimi ne acılar çektiğimi ve ne düşündüğümü, bütün bunlar umrunda bile değil! Geçen her yılla bana yabancılaşıyor.
* İnsanın düşünüp bulduğu oyunlar içinde rastlantının her tür despotluğundan soğukkanlı bir şekilde uzaklaşan ve zaferin yalnızca akla ya da daha ziyade aklın yeteneğinin belli bir biçimine veren yegâne oyundur satranç.
* Utanacak, gizlenecek bir şey yok. İnsanlarda eyguzelsozler.com benim önümde soyunuyor, bana yaralarını, idrarlarını, dışkılarını gösteriyorlar. insan kendisine yardım edilmesini istiyorsa, lafı dönüp dolaştırmamalı ve hiçbir şey gizlememeli.
* Bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza da o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan kopuk yaşayanlar, özel yapıları içinde karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar.
* İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür,. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır.
* Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
* Sabahtan akşama kadar bir şey olmasını beklerdiniz ama hiçbir şey olmazdı. Bekler, bekler ve beklerdiniz. Şakaklarınız zonklayana kadar bekler, bekler, bekler ve düşünüp dururdunuz. Hiçbir şey olmazdı. Tek başınaydınız. Tek başınıza. Tek başınıza.
